dostoyevski'nin "başucu kitapları" arasından hiç çıkmayacak olan şaheseri. Raskolnikov'un Sonya'ya işlediği cinayeti anlattığı kısıma dönmek gerekirse; birkaç sarsıcı alıntı yapmak lazım evvela;
"Akıllıca ve ruhça kim sağlam ve güçlüyse o hükmedecek, bunu biliyorum. (...) Kim daha yürekliyse, ataksa haklı olan da odur. ;Aldırmazlıkta en ileri gidenler, yasa koyucu olurlar. Herkesten daha atak olan, herkesten daha haklıdır"
veya;
sonya'nın müthiş saptaması;
"Sonya, bu karanlık sözlerin onda bir din, bir kanun haline geldiğini anlamıştı"
veya;
"...iktidar ancak eğilip onu almak csaretini gösterenlere verili"
ya da;
"Ahlâk, vicdan gibi herhangi bir nedene dayanmadan, yalnızca kendim için öldürdüm"
ya da;
"Eğilip iktidarı yerden almaya cesaret edebilecek miydim? Titreyen bir varlık mıydım yoksa hakları olan bir insan mı?
Sonya'nın tespitinden başlamak gerekir önce yani Raskolnikov'un karanlığını bir "din" veya bir "kanun" halini almasından! Raskolnikov özünde öldürme girişimini "güçsüz" bir "insan" olmadığını ispatlamak için yapmıştır. Yalnızca "vicdan" kavramını hesaba katmamıştır. Nir napolyon gibi "idealleri" uğruna, amacı uğruna bir insanı rahatlıkla öldürebileceğine inanır ama o amaç ve ideal "insan olmak" tanımından güçsüzdür. "Boyun eğ, ey tireyen yaratık" göndermesinde de bu vardır. Puşkin meşhur "Podrajaniya Koronu" yani "Kuran'ı Taklit" şiirinden alıntı yapması bu yüzdendir. O korkup, titreyen bir "yaratık" değil "insan" olmak istemektedir. Çünkü bir yaratık olarak ölmektense bir parça "insan" olabilmek adına gözünü kırpmadan bir insanı öldürebilecektir. Yapar da bunu...