demokrasinin en büyük problemini, açmazını türkiye'de rahatça görebildiğimiz durumdur. sorun basit halk oylamasında yalnızca niceliğin göz önünde bulundurulması ama niteliğin es geçilmesidir.
bunun en büyük sıkıntısını ülkemizde görüyoruz oylamada %50 gibi bir oranla iktidara gelen iktidar seçmeni pek sorgulayıcı olmadığı için rahatça istediği yolsuzluğu, rantı yapabiliyor. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/23570622.asp
sonra bizim gibilerde kolay kandırılabilen çoğunluğun oylarıyla ülke yönetimine gelen iktidarlardan ülkenin ormanlarını, sahillerini, tarihi eserlerini korumaya çalışıyoruz. türkiye'de olan aynen budur: http://www.odatv.com/n.ph...bayram-baskini-1810131200
siyasal olarak benimle aynı düşünmeyenlerle bir alıp veremediğim yok. oy verdikleri parti yüzünden kendilerini aşağılamıyorum. kendi fikirleridir nasıl isterseler öyle yönetilsinler sonuçta halklar hakettikleri biçimde yönetilirler ama sorun şurada ben o iktidara maruz kalmak zorunda mıyım? oy vermediğim bir iktidar tarafından yönetilmek ve iktidara vergimi vermek zorunda mıyım? http://www.odatv.com/n.ph...nereden-nereye-2010131200
burada bahsettiğim hemen hemen her toplumda olan aydın-halk uçurumu olarak karıştırılmasın türkiye'deki aydın-halk uçurumu olmaktan çıktı halk-halk uçurumuna döndü. https://twitter.com/SSSBB...status/391686925674745856
aynı dili konuşsak aynı kültüre sahip olsak bile bazen diyorum bir şekilde bölünsek ve ülkeyi iktidarlardan korumaya çalışmasak. çok acı ve çok saçma bir şey gece baskınıyla 3 bine yakın ağaç kesen bir devlet, her sene sınavlarda patlak veren şifre skandalları, doğruyu söylediği için işinden olan müezzinler bütün bunlar sona erecekse bölünelim arkadaş biz de rahat edelim onlarda birbirlerini yesinler dursunlar.