Realizm'le romantizm'in savaşı gibidir. Realizm galip gelmiştir. Romanı okuduktan sonra insanın olağanüstü tüm duyguları yıkılıyor. Artık sıradan bir insan olduğunu kabullenmiş oluyorsun.
Kitabı elimden bırakıp, devamını okuyamayacağım, diye düşündüğüm bölüm; dunya'nın kardeşine görünmeden o(ismini unuttum) yanına gitmesiydi. Burada çok etkilendim.
Nitekim beni en çok etkileyen karakter de dunya'dır. Dunya'nın nişanlandığı yaşlı adamı boğmak istemiştim. Razumihin olmayı çok isterdim. Hem dunya gibi bir karım(eşim yazamadım hafif geldi) hem de raskolnikov gibi bir kayınbiraderim olması muhteşem bir şey olurdu.
Raskolnikov'un yakasından düşmeyen sorgu yargıcından önce nefret edersen sonraları nefretim saygıya dönüştü. Hatta hayran oldum bile diyebilirim.
Kitap iyi kurgulanmıştı ancak diyalog bölümleri acayip klişeydi. Tolstoy bu konuda çok daha iyi.