gasteci esnafının "futbol şehri" dolması yüzünden herkesin öyle zannetmeye başladığı şehir.
dün önemli bir grup maçı sırasında tribünlerde büyük boşluklar vardı (ki zaten normalde de stada girenlerin en az 4-5 bini bir yerlerden bedava kombine - bilet ile gelir).
tribünler maçın gelişimi/senaryosuna göre tepki veremedi (veremiyorlar diğer maçlarda da zaten) itici tezahürat değil sadece gürültü çıkıyor. takım 3-1 öne geçtiğinde nihayet tezahürata benzer bir şey çıkmaya başladı onda da "beraber yürüdük biz bu yollarda" diye arebeske bağlayıp zaten 3-1 yetere bağlamış topçuları iyice uyuttular. en büyük neden tribüne toplaşan grubun futbolu bilmemesi. kurallarını, dinamiklerini vs bilmiyorlar.
devlet yardımlarıyla ayakta duran bir takım ve taraftar olamamış bir seyirci. istanbul ve ankarada yaşayan trabzon diasporası olmasa deplasmanlarda 3 - 5 yüz seyirci ortlamaları var.
en büyük argüman olan "kentte herkes futbol konuşuyor" kısmı ise koca bir yalan. kentte trabzonspor konuşuluyor çünkü trabzonspor'dan taraftar oluşumlarından, küçük esnafa kadar herkesin bir maddi beklentisi var. yani konuşulan trabzonspor bile değil kulüpte hangi yönetimin olduğu ve kime avanta akıtacağı...
bu ülkede futbol şehri dendiğinde bu tanımı çok daha hakeden, kimseden iane almadan kulüplerini çekip çeviren bir sürü şehir var onlara haksızlık ediliyor.