kadın

entry2429 galeri ses2
    1081.
  1. Kadın her yerde kadın. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinden tutun, en geri kalmış kabilelerine kadar kaderleri hep aynı. Toplumun kendi kuralları doğrultusunda her zaman bir mücadele içindeler. Toplumun gelişmiş olması ya da refah seviyesine göre değişen kuralları aslında pek farklılık göstermiyor. Kendilerine bir şekilde dayatılan kurallar var. Kimi zaman toplum dayatmasa bile; kendi hemcinsleri/anneleri/çevresi dayatıyor. Çoğu zaman kendileri, kendilerine kurallar dayatıyor. Doğru ya da yanlış hep bir mücadelenin içerisindeler. inanın hiç fark etmiyor. Türkiye, isveç, Pakistan, çin, Amerika, kanada… her yerde, her zaman kendilerinden bir beklenti var. Toplum tarafından, kendi vicdanları tarafından dayatılan, uymak zorunda oldukları kurallar.

    Kadın, her yerde kadın. Kendilerine dayatılan kurallarla başa çıkabilmeleri, kendi kurallarını yaratabilmeleri ve kendi doğrularını dayatabilmeleri için kendi ayakları üzerinde durmaları gerekiyor. Kendi ekonomik özgürlüğü olan bir kadın pek siklemiyor kendisine dayatılan kuralları. Yanlış bile olsa kendi kurallarıyla yaşamak lüks geliyor. Kadınlara özel bir durum bu. Bir kadının kendi inandığı doğrularda yaşayabilmesi lüks. Kendi ekonomik gücü olan, kendi ayakları üzerinde durabilen her kadın, toplum tarafından kabul edilebiliyor, saygı görüyor, onun doğrularına saygı duyuluyor. Doğanın bir kanunu bu sanırım.

    mesela

    bekaret;

    --spoiler--
    toplumun;
    örf/adet/töre/namus/kişilik/karakter gibi kişiye göre değişen bir dayatmasıdır.
    kendi ayakları üzerinde duramayan, gariban kişilere oldukca sert sınırlar ile dayatılmış bir kural.
    iyi bir eğitim almış, kendi ayakları üzerinde durabilen, ekonomik gücü olan, yani; koca/baba/abi/aile gibi kişilere muhtaç olmadan yaşayabilen hiçbir kadına sorulmaz bile.
    tecavüze uğradığı, kız kardeşini kesebilecek bir adam, bir alman pasaportu için, kendi ailesininde katılımları ile 60 yaşındaki bir kadın ile davullu zurnalı düğün yapabiliyor.
    çelişki.
    kişinin kendisi ile çelişmesidir.
    babalarımızdan kalan bir miras bu. bize dayatılan.
    yanlış anlama olmasın;
    kimse yollara düşüp, karşısına çıkan ilk kişinin altına yatsın, safsatası yapmıyorum.
    ya da;
    kimseye şirinlik göstermek adına, bekaret düşmanı kesilmedim.
    ama; dayatmadır. gariban bi ev kızında mutlaka olması gereken, kendi ayakları üzerinde duran bir kadında hoş bir süprizdir.
    kişilere göre, kişilerin güçlerine göre esnetilip, bükülen.
    bu kadar üzerine düşülen bir ülkenin, en eli maşalı ve namus timsali idolleri sabah programlarında; 50 tane yarraktan dönmüş kadınlar olması komik sadece..
    açın gazeteleri ya da seyredin magazin programlarını.
    kendimize örnek aldığımız kadınların geçmişini biraz karıştırın.
    kısaca;
    garibandan bir kadında mutlaka olması gereken.
    kendi ayaklarında durabilen bir kadında, olsa iyi olur.
    zengin bir kadında, çok marjinal.
    sonuç;

    önemli ya da önemsiz olması kişilerin kendilerine dayattığı, toplumun kurallarına göre esneyebilendir.
    --spoiler--
    0 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2026 uludağ sözlük