liseliler bilmez. *
ben çok küçüktüm o zamanlar 5-6 yaşındaydım.
2. katta inanılmaz derecede mütavazi bir evimiz vardı. tabi inanılmaz derecede mütavazi oluşu, depremde yerle bir olmasını kolaylaştıracak bir durum bildiğiniz gibi.
benim o zamanlar çok sevdiğim bir lacivert pantolonum vardı. şimdilerde ne oldu bilmiyorum. annem "deprem oluyoorr hadi çabuk kalk gidiyoruz" diye bağırırken ben ne akla hizmetse "olmaazz lacivert pantolonumu giymeden gitmem" diye tutturmuştum. o arada da televizyon falan devriliyor. kömür sobamız vardı 1 tane. o da devrilmişti. ama ben inat ediyorum. illa da lacivert pantolonumu giymem lazım. uğruna ölümü göze almışım.
annem tuttu elimden. sürükleye sürükleye götürmeye başladı. ben ağlıyorum. olmaz diyorum.
en sonunda kapının girişine yakın bir yerde gördü annem pantolonu. kaşla göz arası aldı. ben de giydim. sonra da koşarak aşağı indik.
o gece parkta kaldık. benim yaşımda bir sürü çocuk vardı oralarda. bütün gece oyun oynadık. saklambaç oynamıştık özellikle onu hiç unutmam. harbiden hayatımda geçirdiğim en güzel gecelerden bir tanesiydi. 20-30 tane aynı yaşlarda çocuktuk. herkes birbiriyle ilgileniyordu. herkes anneme "bir ihtiyacınız falan var mı abla" diye soruyordu. yanında yiyecek getirenler vardı. bizimle paylaştılar.
bazen diyorum ki keşke yine bir deprem olsa da birbirimize böyle kenetlensek. herkes birbirine yardım etse. millet olarak nereden geldiğimizi unuttuk. yani biraz saçmalıyorum belki ama bazen gerçekten düşünüyorum bunu. gerçi gezi parkı olaylarında da baya dinmişti bu dayanışma hasretim. ama o gece nedense bir başkaydı.
haa tabii eve geldiğimde gördüğüm manzarayı da hiç unutmam orası ayrı. ama o günkü o kargaşa her şeye bedeldi be abi. çok tatlı bir kargaşaydı. tabi ben küçük çocuk gözümle öyle gördüm. büyüklerin telaşı hiç çükümde değildi.
ölenlerin ailesine de allah sabır versin diyebiliyorum sadece. elimden başka bir şey gelmiyor.