öleceğimi düşündüğüm gece. beşinci kattaki evimizin balkonunda babamla oturuyorum. ani bir zangırdama. saliselik düşünceler geçiyor aklımdan. balkon demirini babam mı sallıyor diye şok halinde saçma sapan bir düşünceyle ona bakıyorum, o ise bana her zamanki soğukkanlılığı ile (soğukkanlılığın bokunu çıkarmıştı bu sefer) "sakin ol" diyordu. deprem olduğunu yine o saliseler içerisinde hissettiğim an içeri fırladım, kardeşim ve annemi uyandırmak için. çığlık çığlığa kalkmışlardı. çok kısa bir an sarsıntı durdu, o an dışarı fırladık. yanlış hatırlamıyorsam, daha kısa süren ikinci bir sarsıntı oldu, biz aşağı inerken. önünden geçtiğim tüm kapıları yumrukluyordum. uyanıp dışarı çıksınlar diye. o gün kendimi sorgulamama sebep olan bir şey olmuştu. kesin olarak öleceğimi düşündüm ancak kelime-i şehadet getirmek aklımın ucundan bile geçmemişti. bunu düşündükçe kendimi daha kötü hissediyorum.