Antalya, türkiye'de yaşayan çoğu kişinin düşündüğü gibi eğlence, turizmin ve nakitin en çok döndüğü yerdir. aslında bilinmeyen şey; göç sebepleridir. düşünün bi; ticari anlamda battınız ve borç batağındasınız. hem iş hem yurt değiştireceksiniz nereye gitmeyi düşünürdünüz? büyük şehir olması ve caddelerde sokaklarda çok daha rahat dolaşılması, iş babında deniz olması da etkilidir.
Antalya en çok dul kadınların, borçluların, kaçakçıların olduğu yerdir. yerel halkı bu iş güzar göçmen halktan çok çekmiş. uyanık müteahhitler ellerindeki arsaları tarlaları harcamış. o yüzden dışardan gelen insanlara temkinli, soğuk karşılarlar. zaten ki; şehir merkezinden çekilmişler, dağlık ve sera alanlarında dağılmışlar.
Rus kasabalarının, Rus okullarının da yanı sıra önemli ticari merkezlerinin bulunduğu yerden mülkler almışlar. hatta kiraya bağlanmış.
turistik anlamda gezilmesi gereken yerler; side, Konyaaltı, kemer, Kaleiçi, serik, alanya, Finikekaş, Manavgat daha çok ünlü yerlerindendir.
havaalanı veya otogar olsun istanbul'un o karma karışıklığına inat çok düzenli ve sakindir. buraya gelişte ilk huzur burada başlıyor. yine doğal bozulmamış güzelliği falezlerin kıyısında, Düden ve Manavgat şelalelerin yanında, plajlarında, sabah denize karşı yapacağınız kahvaltıda bulabilirsiniz. kışın durgun geçen sezonun sonunda mayısta yüzünü gösteren güneşle asfaltı döven ayakların sayısı artıyor.
Karadeniz gibi biraz soğuğa yakın bir ilden geliyorsanız sizi bıktıran nemli sıcaklığa hazırlıklı olmalısınız. çünkü; Antalya Türkiye'nin en sıcak illerindendir. öğlen saatlerinde plajcıların dışında sokağa çıkmamanızı tavsiye ediyorum. *
Antalyaya gelecek olana tavsiyem; Kaleiçi'nin sokaklarında kaybolsun, bar sokaklarına uğrasın bol gülsün, bol eğlensin.