bu ülkede sesinin doğru yerlere ulaşması için nasıl bir eylem şekli gerektiğini gösterdiklerinden başarılı bulduğum örgüt. adam öldürmeden, sokakta bağırmadan bunu yapmak kolay değil. yıllardır geçim derdine düşüp haksızlıklara maruz kalıp bunu sineye çeken ve böyle yaşamayı usta-çırak yöntemiyle devralmış insanların tutup da "internet niye yok yaaaa!" diyerek yakınması aşırı gülünç. *
gelelim düşüncelerine, işte tam da bu noktada kaybediyorum kendimi ve destek veresim gelmiyor. adil yaşama şartlarından sonra kafa dağılıyor ben de. ben de olması gerektiği gibi yaşamak isterim ve haksız yere insanların sindirilip sineye çektiği bir yaşama şekline karşıyım ama her insanın eşit olduğu düşüncesi saçmalık. eş'lik dediğimiz kavram ile denk'lik dediğimiz kavram birbirinden bağımsız ve birbirini karşılamaz türdedir. herkes denktir diyebiliriz, bu bize insanların uğraşları karşılığında kazançlarının adil olarak dağıtıldığını gösterir ama eşitlik devreye girince bir insanın uğraşlarının da eşit olması gerekir ve bunu istatistiğe dökebileceğiniz bir araç yok. bir insan ne kadar emek gösteriyor ölçemezsiniz ve 70 milyonu, 7 milyarı buna dahil edemezsiniz. bahsettiğim ne kadar kazanacağımı düşünmemden kaynaklanmıyor ama insanları ve özellikle bağzılarını tanıdıkça bunun en başından bir hata olduğu düşüncesindeyim.