biliyor musun istanbul'dayım. biliyor musun kendi ülkemize vizeyle giriyorum. biliyor musun izmir'e şu 3 saat içinde gelebilecek olmama rağmen gelmiyorum. beni evden atarken hatırladığım suratını gözümün önüne getirmeye çalışıp sana daha fazla öfkelenmek istiyorum. peki neden ağlıyorum anne? ya da hiç serkan burada olsaydı diyor musun anne? sana ne kadar sarılmak istediğimi ve kokunu içime çekmek istediğimi hiç söylemedim ve muhtemelen duyamayacaksın. acaba türk vatandaşlığımın nüfustan düşürüldüğü gün bir evrak almak için nüfus dairesine gittiğinde ne hissettin. öldüğü mü düşünmüş olmalısın muhtemel. ölmedim, ölmeyeceğim ve yarın iki sokak ötene gelip seni uzaktan izleyeceğim. gece kapına hediye bırakacağım. sadece "biricik anneme" yazacak üstünde. sırf kendini mutsuz hissetmen için. intikamım olacak. senden, babamdan, abimden... ve söz veriyorum anne, çocuklarıma sizin yaptığınız muamelenin onda biri kadar kötü davranmayacağım...