bir zamanlar her yazısını ''hobaaa demek ki böyleymiş vay canına'' edasıyla okuduğum, şimdilerde gözümden epey düşmüş yazar.
- pek çok yazısında ''illuminati aslında yok, belki adı farklı ama bir örgüt var'' demesine rağmen istemeden de olsa milletin aklına ''dünyayı illuminati yönetiyormuş ya la'' fikrini sokarak istemeden de olsa o örgüte hizmet ettiğini bilmiyor.
- rothschild ve rockefeller ailelerinden öyle bir bahsediyor ki sanki bunlar big boss. öldürüldüklerinde dünya harikalar diyarı gibi olacak. tamam bu ailelerin ekonomideki etkinliklerini reddetmiyorum, hâlâ pek çok banka ve en önemlisi para basma hakkı onlarda ve büyük bir servete sahipler ama sikko'nun abarttığı kadar da değildir herhalde. ayrıca kendi içlerinde bile büyük anlaşmazlıklar oluşabiliyorken zaman zaman büyük paralar kaybetmeleri kadar olağan bir durum yok.
- hitler'i bir nevi rothschild ailesinin adam ettiğini söylüyor. hitler'i desteklediler mi bilemiyorum ama sonradan hitler'in bu ailenin servetine el koyduğunu okumuştum bir yerlerden. bu argüman çürütülebilir, o yüzden sonunu böyle bitireceğim (!!!)
- esas sıçtığı nokta gezi parkı eylemleri oldu. daha gezi parkı'nda kimsecikler yokken beyefendi oraya gitmiş ve teşhisini koymuştur:
sonra otpor, canvas, occupy falan bunları da katmış işin içine. olmadı kaynatasız, otur sıfır.
- kendisi tam bir erbakan hayranı. koyu dinci ve dolaylı yoldan tayyip, melih başgan ve abdullah gül'ü başımıza bela eden bir adama hayran olması bir yana kayıp trilyon davası konusunda gıkının çıktığını görmedim. ''adam o parayla gemicik alamaz lan'' gibi saçma sapan bir argüman dışında dişe dokunur bir şey bulamadım koca blog'ta.
- dünyayı bilemem de türkiye'deki mason localarının avcılık ve atıcılık dernekleri ya da çemişgezekliler derneği kadar bile aktif olmadığını bilmesi lazım.
- bu kadar araştırmacı, manyak olup da hâlâ dini konuları sorgulamayı reddetmesi onun da aslında istemese de büyük biraderlere hizmet ettiğinin göstergesi. kendisine ekşi'deki şu entry'i okumasını ve özümsemesini öneririm: