Dün sonuçları açıklanan Ergenekon davasında da olup bitenler, işte budur..
Herkes hukuktan, herkes adaletten, herkes haklardan, herkes özgürlüklerden yana.
Tersini düşünen veya savunan kim varsa, o zihnen sakat ve zavallı biridir, dikkate almaya bile değmez.
Ama, sapı samana, yaşı kuruya, iyiyi kötüye, haklıyı haksıza karıştırıp, aşureden beter bir sonuç çıkarırsanız bu, her iki dünyada da yakanıza yapışacaktır..
Açıklanan sonuçlara şaşıranlara da Ben şaşarım!
Biliyorum, " umut " diyeceksiniz!
Siyasi davalarda umut değil, kin ve nefret konuşur.
Bu balyoz da da böyleydi, 28 şubatla da böyle olacak.
" Yargıtay var " dediğinizi duyar gibiyim!
Hala mı umut?
Unutun!.
Kelepir satılık devlet gibi, ulusal ekonomisini yiyip bitirmiş, Irak ve Suriye sınırlarını bile savunmayı beceremeyen, imralı Hacivatından direktif ve tehditler alan, Suriye ve Mısır politikasında dünyaya rezil olmuş, Fıratın doğusunda egemenliğimiz gitti gidecek hale gelmiş, Taksim de Silivri de kendi halkına karşı despotluk taslayan, ABD dahil, batı tarafından kuyruğuna teneke bağlanmış bu parti, artık hükümette kalamayacaktır..
Doğa insana aldırmaz!
Dağlar da iki yol vardır biri çıkış, diğeri iniş.
iniş senin inisiyatifin de ise, gene işi kurtarabilirsin ama bunu, ülkenin sosyal ve kamu düzenini bu derece bozar ve elimin altında %50 var gibi ütopyalarla yapmaya kalkarsan, halkın tekmesiyle kayalara vura vura yuvarlanarak inersin..
Gerçek yürür, herkes siyaseten ve hukuken işlediği suçların cezasını çekecek, " doğa insana aldırmaz! " dememin sebebi budur.
Karanlığın bitişi de şafağın ilk ışıklarıyla başlar.
Kimse, Türk milletinden güle güle özgürlük , güle güle demokrasi demesini beklemesin.
Çünkü bunlara sahip çıkmak bir ulusun tek görevidir, görevlerden biri değildir..
--spoiler--