her defasında bana "abi çok kötü dağıldım" der. akabinde benden, "gel abi" cümlesini duyar. bir telefon ederim türkiye'ye, uçak biletini alırım, indiğinde onu karşılayacak yardımcılarımı yollarım. sonra şarm-el şeyh kulesinin 277. katındaki daireme gelir.
yeriz içeriz. anlatırız, kafamızı dağıtır, ot çekmeye yatay asansözle burj-el arab'a geçeriz. gecenin ilerleyen saatlerinde dubai'nin gizemli gece dünyasına dalarız. 100'lük euro ve dolar banknotları o kadar savrulurki etrafa, demet demet, balya balya. eğlenen kişilerin boyu bir 25-30 cm daha uzar.
moonlight sonata'yı şarm-el şeyh'in 278. katında dinlenmeye bırakırım, 4 uzak doğulu ayak masajı yapan geyşa ile beraber. uçak biletini ve limitsiz kartını yanına iliştiririm.
ta ki bana bir daha "abi çok kötü dağıldım" diyene kadar.