öğrenmesi zor olmasada, geliştirmesi büyük zahmet ve maharet isteyen dil değildir.
neden mi?
zaten her dil başlı başına geliştirmesi zordur. kaçımız türkçemizi geliştirdik. mesela hiç konuşurken -nev i şahsına münhasır dedik mi. haydi o denmez. dersek bizle dalga filan geçerler.
şunu yaptık mı? hiç bir insan yoktur ki yalnız başına yaşayabilsin. - böyle bi ifade kullandık mı? yok. bu duygumuzu veya görüşümüzü biz genelde şu şekilde anlatırız; lan gardaş insan yalnız yapamaz haa.
dil geliştirme konusunda örnekler çoğaltılabilir. biz kendi dilimizi henüz geliştirmemişiz ki. neyse..
ingilizce dilini geliştirmek gerçektende zor mudur. evet efendim zordur. peki neden zordur. geliştirme aşamasında üst seviyelere çıktığımız vakit çok değişik kelimeler öğreniriz. mesela ingilizce : istanbul borsası bileşik endeksi iç danimiklere bağlı olarak gerileme eğiliminde.
şimdi.. yukarıdaki cümlede ; borsa neee , bileşik neee, faiz nee, iç dinamik ne. ha bu cümleleri öğrenebilir miyiz. elbette. ama nezaman konuşuruz. neredeyse hiç bi zaman. biz türk olarak borsa hakkında en son ne zaman konuştuk. hayatında hiç -iç danamikler- demeyen 70 yaşında adam vardır.
işte söylemek istediğim şey şu. geliştirmek kullanım alanı az olan mevzulara dalmak demektir ki buda berabrinde devamlı gerilemeyi getirecektir.
hani cem yılmazın dediği gibi; '' deklare edeceğiniz bi şey var mı? no ay şant. ebenin şantı. bu ingilizceyi ingilterede konuşan 3 kişi kaldı len ''
uzun lafın kısası kaaasmayın abiler kasmayın. ağza ne geliyosa salın gitsin. zaten adamlar bukadar çok gramerli konuşmuyor ki. aynı şekilde diğer dillerde de öyle. almancayı rusçayı fransızca yı grameriyle öğrenirsin ama konuşmaya geldimi o grameri kurmak için kasmaya kalkarsan sıçarsın.
taktik şu: önce konuş sonra öğren. öğrenimde konuşim dersen ohoooğo...