ateizm, aklı gereksiz yere yücelten bir akımdır. aslına bakılırsa, bir bakıma, insanın içerisindeki gurur ve kibirle donanmış bir düşünce sistemidir ateizm.
insan öyle bir mahluk ki; bir kahin ona ''şu gün şunu giy, bak ne olacak göreceksin'' dese, o kahine inanmasa dahi, ''ne olur ne olmaz'' deyip, o söylediği şeyi giyer. fakat iman ve inanç gerektiren bir şey olursa, ''ben buna neden inanıyorum ki, sebepleri ne?'' diye sorar. insan böyle bir varlık.
carl sagan'ı bilir misiniz acaba, insanı gerçekten çok iyi analiz eden ve yaşamın uzaydan geldiği iddiasındaki panspermia hipotezini savunan bir bilim insanıydı. şöyle der carl sagan:
''inanmak istemiyorum, bilmek istiyorum!''
evet, insanı daha iyi özetleyen bir cümle olabilir mi? insan asla inanmak istemez, bilmek ister; hasbelkader inandı mı da, sebeplerini sorgular. ''neden?'' der. ''neden inanıyorum ki?''
bu nedenle ateistlerin çoğu zaman müslümanlara karşı kullandıkları 'sorgulamadan inanma' metaforu, kendilerine göre haklıdır. çünkü onlar aklı ana kaynak görürler.
fakat, her zaman olduğu gibi, bir noktayı kaçırırlar.
insan inanmak istemez, bilmek ister; ama metafiziği bilemez...
bilmeye yaklaşır, tutacakmış gibi olur; ama beceremez. zira akıl yanılabilir. imam-ı azam'ın insan hakkında müthiş bir tespiti vardır:
''hafıza-i beşer, nisyan ile maluldür'' der. mealen, 'insan bu, unutur' demek. bunun yanına biz de 'akıl bu, yanılır' diye ekleriz. bilimde hipotezlerin sürekli değişip durması, kanıtlandığı söylenen tüm tezlerin dahi yeniden yazılması işte bu nedenledir. geçenlerde elektron kütlesinin yanlış hesaplandığı yazıyordu bilim teknik dergisinde. yeniden hesaplanacakmış. kim bilir, belki sonra tekrar hesaplarız, yine yanılırız. insanız biz!
neyse, akıl mevzumuza geri dönelim:
aslında burada bir kitap dolusu malumat vermek lazım. fakat yalnızca birkaç ünlü insanın, birkaç müthiş sözünü nakletmekle yetineceğim. yoksa farabî'yi falan anlatmam lazım, uzun olur.
bakın ne demişler:
--spoiler--
Aklın gücüne olan inancıyla yaşayan bilim adamı için hikaye, kötü bir rüya gibi son buluyor. Bu bilim adamı bilinmeyen o dağa tırmanmaktadır, zirveyi ele geçirmek üzeredir, son kayaya tutunup kendini yukarı çektiğinde ise orada yüz yıllardır oturmakta olan bir grup din adamıyla karşılaşır. (Astrofizikçi Robert Jastrow ünlü eseri God and the Astronomers)
--spoiler--
--spoiler--
''doğa bilimlerinden bir yudum insanı tanrıtanımaz yapar, fakat testinin altında tanrı hazırdır.'' (heisenberg)
--spoiler--
--spoiler--
''anlamak için inanıyorum!'' (clement)
--spoiler--
--spoiler--
''ALLAH, insanın içine iki nimet yerleştirdi. bunlar: iman ve akıl'' (ibnu'l mukaffa)
--spoiler--
--spoiler--
''aklı çektim, çektim, uzattım; fakat hissÎ OLAYLARI ANLAYACAK KABiLiYETi ONDA GÖREMEDiM.'' (iMAM GAZALÎ HAZRETLERi)
--spoiler--
--spoiler--
''felsefi hareketleri irdeleyerek gördüm ki, aklın esas görevi, kendi kendisini çürütmekmiş!'' (henri bergson)
--spoiler--