Ve tanrı televizyona çıktı... az evvel Habertürk'te rastladım kendisine.
Gezi olaylarındaki tavrından dolayı gördüğü tepkilere epey içerlemiş bir hali vardı. "Bana söven gençler oldu" dedi. ardından da "ama gençlere öfke yakışır" türünden artistik laflar etti. Bunu birkaç kez tekrarlamasından da anlaşılıyor ki besbelli yakıştıramamış bu öfkeyi bize. Kendi müritlerinden dahi fire vermesi zoruna gitmiş.
programın bir kısmını izledim sadece. aslında üzerinde konuşulacak epey laf etmiştir de, denk geldiklerimi söylüyorum. mesela polis Taksim'den çekildiğinde polisi taşlamak ve başbakanlık çalışma ofisini basmak için Kabataş'ta terör estiren, polisin haklı müdahalesinin ardından da kaçıp tehditler eşliğinde zorla camiye dalan vandalları yine mağdur edebiyatıyla savundu. Neymiş, cami mazlumlara kapısını açarmış. Ve hatta bütün suçlular, katil bile camiye sığınabilirmiş. Zira Allah'ın evi herkesi kabul edermiş.
Bu olaylardan sonra diyanetten de "her türlü zor durumdaki gençler için bütün cami kapılarımız sonuna kadar açık, ayakkabıyla girilmesi dert değil halıları sileriz." türünden bir açıklama beklemiş.
"yok deve!" diyesim geliyor da, karşımda dücane var. onun için, "Va esefa!" diyorum. sever kendisi böyle deyişleri...