türk dizi tarihinde yerini alacak başarılı bir yapım...
evet tanım tamam, şimdi gelelim diziye. bu dizi aslen bir sezon sürdü ve bittiği ânâ kadar da cepten yedi. geriye dönüp baktığımızda dizinin ilk sezonundaki olaylar, yani "her temas iz bırakır"ın nispeten kendini hissettirdiği zamanlar dizinin asıl dizi olduğu zamanlardı... yine inceden çakmalar vardı ama bu "çakmalar" hem çok dengeliydi, hem de çok inceydi, kör gözüm parmağına değildi.
sonra sonra işler karışmaya başladı. ercüment çözer ve akabinde memduh başgan ile olaylar birden sıradan cinayetlerden "kurtlar vadisi" tadında "derin devlet" işlerine döndükçe dizi inceden şirazeden kaymaya başladı. aynı durum kurtlar vadisi'nde de vardı, en büyük baron mehmet karahanlı iken birden onun aslında pek de önemli bir adam olmadığının ortaya çıkması baronlar konseyi vs...
bu şekilde giderken ikinci sezon başladı. bugün en ateşli behzat izleyicisi bile 2. sezonun ilk bölümlerinde neredeyse diziyi bırakıyordu. neymiş efendim kesik parmak cinayetleri, suna başkomiser vs. yemedi. hikaye o kadar kötüydü ki dizi ilerlemiyordu. senarist kardeş baktı ki böyle olmayacak, dizinin ana hikayesi olacak hikayeyi maalesef 2. plana atarak yine ercü-memduh ikilisine sarıldı. kesik parmak cinayetlerini kimse iplemedi, akbaba'nın oradaki rolü bile kimseyi cezbetmedi...
ve son sezon. son sezon barbaros-muzo ile geçen sezona göre çok daha iyi bir hikaye yakalamışlardı ama onu işlemek yerine direk yekten politik takılmaya karar verdiler. tabii bizim dingil politikacılar ve rtük'ün de bunda payı oldu o ayrı mesele ama rtük/BA* ekibi bu diziye eskiden beri kıldı, ancak eskiden dizi bunlara pek takılmaz ve işine bakardı... neyse efendim bu sezon senarist, ekşi sözlük ve benzeri medyada "behzat'a amirim diyen tipler" cemaatinin çok fena gazına geldi ve diziyi bitirmek için elinden geleni yaptı.
tabii bunların yanında yapım şirketinin girdiği maddi sıkıntılar, dizinin 2-3 haftada bir yayınlanması vs. oldu ama bunlar aşılabilirdi. ama bu yapılmadı. onun yerine "yobazların yüzünden diziyi bitirdiler yeaaa" yalanına sığınmak hem yapım şirketinin, hem başrol oyuncusunun işine geldi ve direk buna yattılar.
finalmiş, böyle finalin içine edeyim. düşünün ki karakterleri çok iyi çizilmiş barbaros-muzo ikilisini küt diye öldürdüler; onları en azından böyle öldürmeyip ilerde olası hikayeler için saklayabilirlerdi. kendi "sağ" ayaklarına sıktılar bu müthiş ikiliyi yok ederek... keza birbiri içine girmiş yok eylül, yok aziz başkomiser, yok ercü-memduh-abi üçlüsü... bir telaş bağlayabildiklerini bağladılar, kalanı da artık göreceğiz bakalım ne olacak...
şimdi kimse demesin ki dizi baskılar yüzünden bitti. tamam baskılar can sıkmış olabilir, cezalar caydırmış olabilir ama gerçekten devam etmek isteseler bir hal çaresi düşünülebilirdi. ne yapım şirketi, ne kanal, ne senarist ve hatta ne oyuncular bu işte devam etmek istemedi ve kaçınılmaz son vuku buldu.
final aynı lost gibi, severek izledik ama bu sonu haketmemiştik...
tabii şunu hep diyorum: yine de türk dizi tarihinde aradan sıyrılan "niche" bir yapımı bizlere sunan yapımcı, kanal, senarist ve oyunculara çok teşekkür. ben sadece sizden biraz daha fazlasını beklemiştim sanırım.