birçok küçük işletmeden çok daha başarılı olan mekan.
izmir bostanlı'da yürüyordum, cadde üzerinde ufak bi kafe gördüm gireyim azcık oturayım dedim. hem filmlerde olur ya küçük mekanlar cadde kenarı, geleni geçeni izlerken kahve yudumlamak felan. neyse girdim içeri, tezgahın arkasında bi hatun, 15-16 yaşlarında, başka da kimse yok. oturmadan önce gittim yanına sordum, filtre kahve var mı dedim, var dedi. o halde bi filtre kahve alayım dedim oturdum. neyse 5 dk sonra bir fincan içinde yarım doldurulmuş bi kahve geldi. tadına baktım bildiğin neskafe, kalktım yanına gittim, bu filtre kahve mi dedim, evet dedi, nasıl yaptın diye sordum. bi makina var arkasında onu gösterdi. bunun filtre kahveyle hiç ilgisi yok dedim, borcum ne diyerek kahveyi masada bıraktım. neyse bu bana bi gıcık oldu, pis pis bakmaya başladı, "6lira" dedi. oha der gibi açıldı gözlerim, bi yudum birşey getiriyorsun onun da ne olduğu belli değil, bir de 6lira istiyorsun.. diyemedim tabi. keşke deseydim diyerek çıktım mekandan. bi daha da küçük esnafla işim olmaz, batarlarsa batsınlar arkadaş, üç kuruşu denkleştiren hizmet kalitesi nedir bilmeden mekan açıyor. gidiyorum starbucks'a alıyorum orta boy kahvemi, içe içe bitiremiyorum, ikide bir başıma dikilen yok ne alırdınız diye kafa ütüleyen yok, benim içtiğim kahvenin 4.75 gibi bi fiyatı var, kovayla veriyorlarmış gibi oluyor orta boy alırsanız. kalitesi de belli, hangi şubeye gidersem gideyim filtre kahveler hep aynı. üzgünüm küçük esnaf, devir rekabet devri, yok öyle oturduğun yerden 6 lira istemek.