çocukluğumun kara kutusu... ailemden ne çok isterdim bana atari almalarını. sonunda bu kadar ısrarlı istememe dayanamamış ve almışlardı bana da atari. ne kadar da çok sevlnmiştim. artık benim de atarim vardı, arkadaşların atarilerinde gözüm kalmayacaktı... ilk gün büyük bir hevesle bağladım atarimi televizyona, ve içerisindeki klasik mario oyununu oynamaya başladım. ne kadar da zevkli geliyordu bana. çocukluk işte. artık abartmaya başlamıştım, sabah kalktığımda okula gitmeden açıp oynardım yarım saat bile olsa... sonra okula giderdim, okul dönüşü defterimi, kitabımı açmadan direk atariye sarılırdım. dersle alakam kesilmiş, umursamaz olmuştum. en son annem sinirlenip kızmıştı bana. dersle ilgilenmeyip sürekli atari oynuyorsun diye atariyi tutup gözlerimin önünde parçalamıştı. o an çok üzülmüştüm, üç gün annemle hiç konuşmamıştım. artık atarim yoktu. ve tekrar arkadaşların atarilerinde gözüm kalmaya devam etti. hatta birkaç arkadaşım toplandılar arkadaşın biri gelin bizim evde atari oynayalım demişti, ben de sevinmiştim. sonra topladığı arkadaşlarını evine çağıran arkadaşım bana, sen gelme demişti. sen gelme demişti.