ihtiyaçlar hiyerarşisinin en alt basamağında geçen süre zarfıdır. Bir nevi mahrum kalmaktır hayattan.
Duyulan kaygı, verilen taviz, öğrenilen hiçliktir.
Vatan sevgisi, dinin öğütleri, sevdiklerinin hatırı ve tarihe sahip çıkıp yarınları garanti altına almak adına katlanılandır.
Canı yakan candır. Cananın yüzüne hasret bırakandır.
Babadan oğula geçen, kafi derecede ödemek sûretiyle sonraki kuşağa devreden borçtur.
Tabiatında barındırdığı şehit kanı kadar sıvı, her an muharebeye hazır olan askerin mühimmatı kadar katı, ölüm korkusuyla alınan her nefeste ciğerlere dolan oksijen kadar gaz olandır.
Sadece maddenin değil, maneviyatında her halidir.
Özgürlüğün istendiği her yerde hava kadar elzem olandır.
Kimine göre çekilen eziyet, kimine göre vatan için bir nimettir. Her hâlûkârda yarınlar için ödenen diyettir.
(bkz: şafak:23)