nihat genç

entry1384 galeri
    172.
  1. bisiklette akort denilen bir zımbırtı vardı biz küçükkene.

    ulan ne uyuz olurdum be. gider yaptırırdım mis gibi bir çukura girdin mi bütün mahallenin piçleri dalga geçerdi "ebebebe tekerleğe bak sekiz çiziyo ebebeb" diye. yaptırırdım yine bozulurdu, bozulurdu yine yaptırırdım. bu böyle sürüp giderdi.

    büyüdüm, bisikletim çalındı gitti. sonra düşündümki bu akortlar zırt pırt bozuluyor ama çukurlardan mı ? hayır. sürekli bana laf atıp taşşak geçen bakkal hüseyin amca dan mı ? hayır. ulan yoksa mahalle'nin piçleri gizlice bozuyo olmasın ? yok yok olamaz.

    ekşi sözlüğüde bu bisikletime benzetirim hep. aslında bütün sözlükler böyledirde kronolojik olarak ilk o geldiği için o gelir aklıma.

    şimdi şu bizim ultra, mega, hiper, süper, faşist olmayan, liberal, hümanist, bir kelebeğin ömründen roman yazacak kabiliyetteki ekşi sözlük yazarları
    nihat genç e saldırmaya başladı. sebep de gayet açık ; çünkü eleştirildiler!

    bu insanlar da, benim küçükken sahip olduğum bisikletimde hep böyledir. bir çukur, bir iniş çıkış gördü mü ayarları bozulur, devreleri yanar, sekiz çizmeye başlar. kabahat ne çukurda ne akorttadır. kabahat o bisikletin mekanizmasındadır. sen karaktersiz bir adama bu kadar veri, bu kadar kültür, bu kadar düşünce gücü kazandırırsan ortaya ne dediğini bilmeyen sözlük "yazar"ları peydah olur. ekşi sözlük türk toplumun yıllardır içinde biriktirdiği nefret ve kin tohumlarını kamuya aşılayan bir platformdan başkası değildir. birikti birikti bir fırsat da bulununca üç beş eli kalem tutan eleman başladılar yazmaya.

    eleştiriyi kaldıramaz bu kendini entel sanan yurdum gençleri. çünkü eleştirinin ne olduğunu bilmezler. elinde bir adet email, bir adet şifre. giriyorsun (girdiğin yerde medyatik bir yer) her istediğin hakkında vizyon sahibi bir yerde yorumlar yapıyorsun. hemde yorumlarının, sallamalarının sınırı yok. çünkü senin önünü kesecek bir güç yok. gazetede yazar değilsinki genel yayın yönetmeni siktir etsin. istediğin kişi hakkında konsept dahilinde fikirlerini belirtirsin. işte bunun arkasına sığınan bu dallamalar nihat genç'e öyle laflar ettiler ki eşşeğin bir tarafına suyu kaçırdılar. nihat genç'i de ayar vermeye çalıştıkları seray sever sanınca lafı ağızlarına aldılar tabi.

    delikanlıysan çıkarsın o sözlüğün arkasından. gidersin adamın karşısına çatır çatır konuşursun. hakaretleri, aşşağalamalari, ortaokul öğrencisi kompozisyonu havasıyla yazıya döküp "gönder" demekle olmaz bu işler.

    sözlük yazarlarınıda eleştirmek istemiyorum. çünkü eleştirdiğin zaman sözde "kültürlü, elit kesmi aşşağalayan yobaz insan" konumuna düşüyorsun. kendilerine öyle basit, sanal bir dünya yaratmışlarki anlamaları için büyük aşamalar lazım. knight online oynar gibi bir karakter yaratıp "selebrity" çabalarına girişirler, bunu yaparkende dişiyle tırnağıyla bir yerlere gelmiş insanlara hakaret/aşşağılama yapmaktan kaçınmazlar. ah şu okan bayülgen yok mu. bunların bu kadar götünü kaldırırsan olacağı bu işte. kendilerini medyanın nabzını tutan aydın insanlar sanıp çıkarlar.

    nihat genç çok doğru söyledi aslında. ekşi sözlük ve diğer sözlüklerin hepsi bir yığın gerizekalıyla dolu. üç beş tane jean paul sartre ya da isaac asimov okuyup hayal gücünü geleştiren her veledin yazar olduğu platformlar.

    dolaylı olarak da olsa gelelim nihat genç'e. sokağa çıksan herkesin tuttuğu, sevdiği, bayıldığı "abi bu adam çok akıllı, severim" dediği insanlar vardır. o yüzden nihat genç le alakalı övgü dolu sözlerde bulunmayacağım. yalnız şu çok iyi bilinsinki türkiyede doğruyu söyleyen, ağzına gelen lafı esirgemeyen, tarafsız olan bir elin parmaklarını geçmeyecek yazarlardan bir tanesidir. dikkat edin nihat genç sözlükleri eleştirene kadar bütün ekşi sözlük yazarları adamı yalıyorlardı, adam bir eleştirdi herkes düşman olmaya başladı. bu işler böyle işte. sözlük yazarlarının büyük çoğunluğunun (genelleme değildir) gerçek karakteri bu. daha doğrusu sanal aleme yükledikleri "sanal" karakterin gerçek kişiliği bu.

    sen nihat gençle okan bayülgen'i karıştırırsan lafı ağzına alır oturursun.
    6 ...