uzunca bir süredir ilk kez bu gece izledim beyaz'ı. konuklarına ve seyircisine gösterdiği saygıyla izleyici ailelerin bir üyesi konumuna yükselen beyazıt, onu var eden değerleri vurmaya başlamış bir-bir.
aşçı konuğunu "sen otur!" diye azarlıyor önce. sonra, canlı yayında yaptığı davranışın çirkinliğinin farkına varıp yanına gidip gönlünü almak adına birkaç söz söylüyor. anlaşılmıyor neler dediği ama önemli de değil zaten. ikinci gaf; erkek dizi film oyuncusu konuğunun ensesine bir şaplak atıyor fakat öyle okşarcasına falan değil; adamcağızın kafası minvalinden ciddi ciddi sapıyor. işler iyiden-iyiye çığrından çıkmış yani.
şarkı-türkü desen; denedi tutmadı. oyunculuk kabiliyeti ise ortada. para ise tatlı elbet! ve medyanın zalim kuralları, onun için de işliyor şimdi; bir limon gibi sıkıp posasını çıkartacak ve ekonomik değeri kalmayınca fırlatıp atacak onu da diğerleri gibi.
- ne yazık! "küpü doldurayım" derken bunca yıllık kazanımları ve halk nezdinde itibarı yitirmek.