Kurumuş, çatlak toprak kadar kırılgan ve birazcık da alıngan
Ve Afgan kızın gözbebeklerinde bakarken haşhaş tarlalarına
Yorgan diker ve söker fadime; ana avrat söver gibi
Dizer ve çözer hayat, o ise hayattan bezer
işte ona benzer;
Karşıyaka istasyonu'nda elleri sıcak ekmek kokusu, yüzü yorgun bir kadına rastlamak
Islak ağaca dokunan rüzgarın ürpertisi içimde şimdi
Kaç gece koynunda uyuduğum kuytusunda söğüt gölgesi yanlızlıkla,
Azınlıkta kalmış sesin buğusu dökülünce halı tezgahlarına ilmek ilmek
Gara yaklaşmakta galiba 12:15 treni kadının yüreğinde sahipsiz kara saplı bıçak
Kırık testisiyle ölü su misali yol alır yörük Ayşe'm menzile daha cok var
Benzin kokulu traktör kasalarında ırgat Halime'min türküsü
Yarası henüz taze gelin Emine'min: Vur Emin vur daha yetmedi mi?
Gardan ayrılmakta kaderin gidişine verilen bilet;
Dönüşü olmayan yol demek
Ve onlara benzer galiba kadının cilekeş tesellesi.