Sandalyenin üzerinde oynaşırken gölgeler
Göle düşen yağmur damlasının valsini bir gör hele
Pencere kenarındaki(çok uzak diyardan getirilmiş zenci köle);gözden düsmüş bir kere
Fransız efendisinin iki dudağı arasındadır hayat dediği cendere
O saatlerde Kraków'dan kalkan trenin içinde birlerce isimsiz yahudi(hem aç, hem susuz)
Bir çocuk sol elinde bir parça küflü ekmek diğerinde annesinin eski çingene sarısı elbisesinden yaptığı bezden bir bebek
Sadece meçhule bakmakla yetinmeyerek, "matka"!diye bağırıyordu
Sesini duyan kimse yok, ağzı votka kokan esir asker Vilademir'den başka
Vaatler çoktan dolmuştu vaat edilen topraklarda
Konkistadorlu askerler ispanyolca şarkılar mırıldanıyordu
suçsuzca
Usulca tenime giren ruh, susmak fiilinde(saatler bir saat geri alınırken)gafil avlanmıştı artık;SUS!
O saatlerde;
La Higuera'da"libertad!"derken öldürüldü Che Guevara.