Bugün Sabahattin Ali'nin öldürülüşünün üzerinden tam 65 yıl geçti. Türk Edebiyatının çok değerli kalemlerinden birinin "fâl-i meçhul" cinayete kurban gitmesinin 65. yılı. Ne kadar araştırdınız ne kadar okudunuz bilemem ama Sabahattin Ali davasıyla ilgili önemli bir kaç noktaya değinmek istiyorum. Sabahattin Ali'nin ölümünden önceki tutukluluğu pek ilginçtir. Aziz Nesin'in Cemal Sait Barlas denilen satılmış dönemin CHP milletvekiline hitaben yazdığı "Topunuz köküne kibrit suyu" yazısına "hükümetin manevi şahsiyetine hakaret" suçu gerekçesiyle dava açıldı. Aziz Nesin'e açılan davada Markopaşa'nın yazı işleri sorumlusu olarak yazının yayımlanmasına izin veren Sabahattin Ali'de yargılanacaktı. Durum böyle olunca Sabahattin Ali Markopaşa boşta kalmamalı düşüncesiyle yazıyı kendisinin yazdığını söyledi.Ölümünden önceki son hapsi bu oldu.3 ay hapis cezası alan Sabahattin Ali Üsküdar Paşakapısı Cezaevine konuldu ve ne hikmetse burada Berber Hasan ile tanıştı. ismi tanıdık gelmiyor değil mi? Berber Hasan Sabahattin Ali'yi Bulgaristan sınırında öldüren Ali Ertekin'in arkadaşı. Sabahattin Ali ile Ali Erkteki'ni bu şahıs tanıştırıyor.
Ali Ertekin mahkeme boyunca Sabahattin Ali'yi milli hisler ile öldürdüğünü söyledi.Daima bunu tekrarladı ve adeta alkış bekledi. işin ironik tarafı Ali Ertekin'i astsubay olarak çalıştığı günlerden orduda tanımış olan bir süvari yarbayı Tevfik Kılınç'ın sözleri:
-"Ali Ertekin'i alaydan tanırım. Alaydan üç tüfek çaldığı ve bunları yüzer liraya sattığı anlaışmıştı..Böyle bir adamın Sabahattin Ali cinayetinde milli hislerle davranacağına inanmıyorum."
Duruşmanın sonunda Ali Ertekin 4 yıl hapis cezasına çaptırıldı. Daha sonra af çıktı 2 yılla kurtuldu..Bu satılmış adam 48 yıl sonra kimsenin gündeme getirmediği bir açıklamada bulundu.
"Hapisten sonra gidip Milli Emniyet'ten iş istedim.Cevap vermediler.Bu işler böyle önce okşarlar insanı,sonra ne yaparsan yap derler.Her iş görülünceye kadar.."
"Her iş görülünceye kadar.." Her iş görülünceye kadar.."
Bir aydının derin devlet tarafından öldürülmesi hiç kimsenin umrunda olmaz tabi.
Sadece Sabahattin Ali mi bu ülkede katledilen aydınlar ? Tabi ki hayır. Abdi ipekçi,Uğur Mumcu,Sami Başaran,Kamil Başaran,Ahmet Taner Kışlalı,Hrant Dink ve daha pek çok aydın bir takım güçler tarafından öldürüldü. Bireyler değildi bu yazarları öldüren "büyük,derin" güçlerdi.
Yapılacak bir şey mi ? Kalmadı artık. Şimdi öldürülmeyip içeri atılıyor aydınlar. Ses mi çıkaralım ? daha çok beklersiniz.
"Ne oluyor,anlamıyoruz.Ama bir şeyler,bir şeyler var ki,kokuyor çok fena kokuyor."
-Sabahattin Ali
Not: Sabahattin Ali ve diğer yazdığım pek çok aydının hayat hikayesi belirli yazıları Nuri Kayış'ın derlediği ölüme götüren yazılar adlı kitapta mevcut. Oradan ve bir kaç kitaptan bazı yerleri not alarak bu bilgilere ulaştım. Daha yazılacak pek çok şey var. Ama nasılsa uzun yazılar okunmuyor.