Milli takım td'lüğü, fenerbahçe td'lüğü, galatasaray td'lüğü gibi mevkilere gelen teknik direktörlerin kariyeri bu makamları dolduracak ölçüde olmak zorunda.aksi halde başlangıç dönemlerinde kariyer zaafiyeti o teknik direktörün önünde büyük engeller oluşturuyor.taraftarı,medyası yöneticisi hatta sporcusu gereken saygıyı ve inancı göstermiyor o teknik adama.dolayısı ile o teknik adamın kendini kabul ettirmesi zorlaşıyor tek şart bir an evvel başarılı olabilmekte. oysa kariyerli bir antrenör başarılı olur olmaz o ayrı ama başlangıçta böyle baskılar engeller hissetmiyor.
abdullah avcıya gelirsek;
kariyeri milli takım için yeterli değildi. milli takıma gelişi ise hepimiz iyi biliyoruzki torpille oldu. en başta gs camiası kendi bünyesinden yetişme bir isim olduğundan abdullah avcıyı getirmek için çok uğraştı. tayyip erdoğan hemşehrisi olduğundan abdullah avcı ismine onay verdi fenerbahçe camiası da genel olarak abdullah avcı beyefendi sevilen saygın bir spor adamı olması asabiyle bu isme muhalif durmadı. hatta akp karşıtı çevreler de gülen tarikatının ertuğrul sağlamı getirme çabalarını görünce çağdaş kültürlü bir spor adamı olması asabiyle abdullah avcı ismine muhalefet etmedi bilakis destekledi.
neticede abdullah avcı pek çok çevrenin ama ahbap çavuş ilişkisiyle,ama kulüpçülük zihniyetiyle ama ehveni şer düşüncesiyle desteklediği bir isim olarak göreve geldi.ancak işte kariyeri olmayışı kafalarda soru işaretlerini de barındırıyordu.nitekim ilk kötü sonuçta bununla olmaz düşüncesi herkeste yaygınlaştı. 1-2 ismi yedek bıraktı anında infial oluştu hatta o futbolcular antrenöre trip atmaya başladılar.bazı kulüplerin yöneticileri filanca oyuncumuzu niye çağırmadı gibi ifadelerle antrenöre posta koymaya başladılar.kariyerli bir antrenöre kimse bunları yapamaz.kariyerli bir antrenör de hiçbir dış baskı karşısında sinmez geri vites yapmaz.
o yüzden sözün özü bu makamlara kariyerli antrenör getireceksin. torpille kulüpçülükle bu işler olmaz.abdullah avcı kariyerli bir isim olmadığından çok kolay yıprandı ve dağıldı. sonuç da haliyle hüsran oldu.