Akdeniz Bölgesinin batısında, Antalya Körfezinin kıyılarını şerit biçiminde kuşatan bir ilimizdir. Körfez çevresindeki şerit genellikle dar (Ortada vç doğuda 40-50 km. kadar) olmakla birlikte, batıda genişleyerek, 80 km.yi bulur. Geniş bir yay çizen Antalya Körfezinin il topraklan arasına sokulmasının sonucu olarak ilin en doğu ucu ile batı ucu arasıda 400 km.yi aşan bir mesafe vardır. Bu, Türkiyenin başka hiçbir ilinde görülmeyen bir özelliktir 20.591 km2 genişliğindeki Antalya ili, büyüklük bakımından Türkiyede beşinci sırayı alır (Konya, Sivas, Ankara ve Erzurumdan sonra). Il topraklarını engebeleyen dağ sıraları Batı Toroslar sistemi içinde yeralır. Göller yöresine doğru birbirine yaklaşan bu dağlar Antalya Körfezinin iki yanında yelpaze gibi açılır. Anadolu gövdesine derin bir çukur biçiminde 80 km. kadar sokulan Antalya Körfezi kıyılarınan biraz içerde büyük yükseltilerle karşılaşılır. Bu büyük yükseklikler, körfezin doğu kenarında Geyik Dağı (2647 metre), Yıldızdağ (2619 metre) ve Şeytandağı (2403 metre) ve Elmalı Ovasının batısındaki Akdağ (3024 metre)dır. Batı Torosların körfezin doğu ve batısındaki iki kolunu oluşturan bu dağlar kıyıya oldukça yakındır. Bu nedenle buralarda geniş ve alçak düzlükler oluşamamıştır. Ama körfezin kuzey ucunda koşullar değişiktir. Çünkü, körfezin doğu ve batı kıyılarındaki dağ sıralan bu kesimde kıyıdan uzaklaşırlar. Bunun sonucu olarak da körfezin ku-zey köşesinde, dağlar ile kıyı çizgisi arasında kabaca üçgen biçimli, oldukça geniş, alçak bir alan oluşmuştur. Antalya Ovası adı verien bu alan, batı yarısında dik falezlerle başlayarak, basamak basamak yükseldikten sonra, gerideki dağların eteklerinde 200-300 metre yükseltide son bulan bir traverten taraçası gibidir. Doğu yarısı ise bir alüvyon ovası görünümündedir. Antalya Ovası dışında, ilin en önemli düzlüğü, Teke Yarımadasının orta kesiminde yeralan Elmalı Ova- sıdır. Antalya ilinin kuzey şekillerini belirleyen coğrafi etmenlerden biri de karst olaylarıdır. Yapısında kalkerin baskın olduğu bu ilimizde, yeraltına sızan suların kalkeri eritmesiyle, karstlaşma yaygın bir durum almıştır. Bunun sonucu olarak, dolin, uvala ve polye gibi terimlerle dile getirilen çeşitli büyüklükte çukurlar oluşmuştur. Gene aynı olaylar sonucunda meydana gelen yeraltı boşlukları da bu ilde çok sayıda mağra oluşturmuştur.