en kutsal varlığım olan annem...
geçirdiği kötü senelerin acısını kızından çıkaran benim bir tanecik annem.
çocuklarını canından çok seven, ama kendi ruh sağlığına bile özen göstermediği için bir tanecik kızınınkini hiç önemsemeyen melek annem.
sırf onu işlerimiz yüzünden boşladık diye ilgilenebilelim diye türlü türlü hastalıkların onu bulduğunu düşünen her şeyim annem.
beni safi kavga etmek için doğurduğunu söylemekten çekinmeyen, gençliğinde yapamadığı şeyleri benim başarmış olmam sebebiyle benden nefret ettiğini belli etmekten de çekinmeyen.
herşeyine eyvallah çektiğim, bir kez olsun üstüne gitmediğim, panik atağını, manik depresifliğini beraber atlatacağımıza söz verdiğim, tavizler üstüne tavizler verdiğim uğruna ölünecek tek kadın.
ama yordun beni anne. iş yerinde yazdığım şu satırları insanlardan gizleyerek yazmama sebep oldun anne.
en büyük arzumun kendi başıma bir hayat kurmak olduğunu farkettirdin nur annem.
ama olsun.
ben bu dünyada en çok seni seviyorum.
sen belkide şu hastalığını henüz tam atlatamamış kızının ağzına sıçarak hayatta bundan daha kötü ne olabilir dedirtmemeyi öğretiyorsun bana. sen öğreticisin annem.
asla okuyamayacağını bildiğimden bu kadar rahat yazıyorum.
asla anlatamayacağımı bildiğimden bunları yazıyorum belki de.
sen bana en çok benzeyensin. fiziksel olarak babamın kopyası olsam da ben hala senin gençliğine benzetilmekten onur duyuyorum.
ama.
ama...
asla senin gibi bir anne olmayacağım. olmamalıyım. çocuklarımı bu hissiyatla yetiştirmemeliyim.
onların arkasında dağlar gibi bir annesi olduğunu, ne şekilde olursa olsun her daim yanında ve arkasında olacağımı hissettirerek büyütmeliyim.
büyüdüklerinde ise, şartlar ne olursa olsun, ruh ve beden sağlığım ne durumda olursa olsun, hırsımı onlardan çıkarmamalıyım.
allah sana uzun ömür versin annem. eksikliğini hissettirmesin. ama bana da muhtaç etmesin. bu günlerimi hatırlayıp seni incitmekten, beşer şaşar demekten çok korkuyorum.
seni seven uzun kızın ilk.