gece dışarı çıkılacaksa yanınıza illa emanet almanız gereken şehir.
bu yaz atatürk parkında sarhoşlar yolumu kesmişti, sigara istediler. vermeyip ufaktan uzasam mı diye düşünürken vereyim anasını satayım dedim. sigarayı uzatınca, istiyorsan verme bak yanlış anlama demeye başladılar. sonra onlarında şarap şişelerini uzatıp al iç kardeşim demeleriyle muhabbet harladı 1,5-2 saat konuştuk herkes dertlerini döktü. genel olarak bali, çakmak gazı, esrar, soğutucu sprey temalı uzun bir sohbet oldu bu. sonunda mı, beni eve bıraktı bu adamlar. nasıl güvendim niye onları atlatmadım hala anlamam.
yine bu yaz gece sevgilimle dolanırken birisi gelip bıçak çekti çingene mahallesi olan gündoğanda. tabi insan ister istemez yusuf oluyor burda ama ben yine son bir gazla "olum köylü çocuğuyum lan ben" deyip yerden taş almaya başlayınca çocuk bıraktı gitti. tam her şey bitip ben sevgilimi evine bırakıp dönerken ne göreyim, az önceki çocuk ve beraberinde 2 motorlu (bildiğn korku filmi yemin ediyorum). tabi ben de durur muyum arkama bakmadan koşmaya başladım belki de hayatımın en uzun koşusuydu o. tenha bir yer bulunca da hemen eş dost kim varsa arayıp rahatlayabildim bir nebze. neyse uzatmaya gerek yok bu şehirde genellikle çingene arkadaşlar sizinle yakından tanışmak isterler. sonuç olarak neymiş efendim biz biz oluyormuşuz boş gezmiyormuşuz geceleri balıkesir'de.