acun denen medya kişiliğin, "alın sizlere komedyen!" diye dikte ettiği, bizim alık insanımıza komedyen diye piyasaya sürdüğü kişi.
cem yılmaz çakması falan demeyeceğim, elbette cem yılmaz'dan etkilenecektir yahut komedyenlik belli şekilde olduğundan haliyle cem yılmaz'a benzer yönü olacaktır, asıl beğenmediğim yönü "ukalalılığı" bu adamın. "ben çok post modernim, insanlar beni anlamıyor, espriyi yapıyorum ya geç anlıyorlar ya da anlamıyorlar, ondan gülmüyolar! ben daha napiyim?!" edasıyla icra ediyor mesleğini, e böyle ukalalılıkta iticilikte sınırları zorlarken ben senin gösterini izler miyim? sanmıyorum. elbette cem yılmaz dışında komedyenler çıksın bu ülkeden; ama çıkamıyor, boynuz kulak misali, cem yılmaz'ın kendisi kulak, onu geçecek bir "boynuz" henüz çıkamadı. ne yazık ki, türk halkı olarak yeniliğe alışkın değiliz, bir tane çıktı mı ikincisini aramıyoruz, yeter gider diyoruz ve bu yeni nesil komedyenlerin önünü kesmiş oluyoruz, ama atalay demirci'ye bakalım, bu zatın geçmişi yeni değil, hatta cem yılmaz'ın neslinden çıkma -3 yaş fark var-, şimdi bu adamı "yetenek" diye dikte etmek ancak acun gibi etiklikten bihaber medya canavarlarından beklenen bir fiil.
sözü uzatmıyorum: yetenek sizsiniz yarışmasında baha diye sevimli bir velet vardı, işte o olabilirdi yetenek, ama ya atalay? fırıncıların unlu mamulleri ısıtıp ısıtıp satması gibi, aynı teraneler, aynı klişeler, aynı seslendirmelerle "öykünmekten" öteye gitmeyen icraat ile türkiye'nin "yeteneği" seçiliyor... ancak "alık" diyebileceğim insanlar bu durumu kabul edebilir.
ha bir de "cem yılmaz baştan aşağı belden aşağı konuşuyor, küfürden öteye gitmiyor; bu adam en azından daha terbiyeli -daha sansürlü demek istiyor arkadaş-" diye bu adamı savunanlar-beğenler var ki, böylelerini ıslak abanoz odunuyla dövsek azdır.