irvin d. yalom'un kurgusal romanı. yazar -kurgu olmasına rağmen- tarihi karakterleri öylesine güzel bir şekilde birleştirmiş ki ve o birleşimden o denli akıcı ve güzel cümleler çıkarmış ki kitap bir yerden sonra akıp gidiyor. o anı yaşıyorsunuz, sanki gerçekten bu diyaloglar yaşanıyor ve sanki gerçekten siz orada bir dinleyici olarak bulunuyorsunuz. bu büyük filozoflar sandalye başında felsefe yaparken sanki siz de onlardan biriymişsiniz hissine kapılabiliyorsunuz. türünü bilmiyorum açıkçası, ama bir felsefe romanı olarak adlandıramayız. belki psikolojik türün kapsamına alınabilir. ilginiz varsa nietzscheye, freuda veya felsefeye, psikolojiye okumanızı tavsiye ederim.