her yazmayı denediğimde vazgeçtim yazmaktan, önce iyileşeceğine emindim sonra arkasından bişeyler yazmanın anlamsızlığından, yetersizliğinden...
hiç tanımadan, televizyon gibi herşeyi kırparak, belli bir süzgeçten geçirerek, gerçek duyguları çok az, çoğu zaman hiç yansıtamayan bir aletten görüp yinede sevdiğimiz çok sevdiğimiz insanlardan o. bunca sahteliğin, ikiyüzlülüğün içinde iyi olabilen,bunu yansıtabilenlerden demekki. yoksa hiç tanımadan, sıkı takipçisi olmadan neden sevelim bu kadar. neden bu kadar üzülelim gidişine. olmayınca boşluk bırakacaklardan o. yanımızda, yakınımızda olmadan, boşluk bırakacaklardan.
ama ölüm yokluk değil bizim için.
umarım mutludur bulunduğu yerde.