bir kaç gündür bakıp bakıp yazamıyorum bu başlığa... yazsam açılacağım da belki...
kimileri 'abartıldı' dedi; birileri 'hergün kaç kişi ölüyor' dedi...
insan hiç tanımadığı, karşılaşmadığı, platonik tanıdığı birinin ölümüne nasıl bu kadar üzülür bilmiyorum. sanırım "insanlık" böyle bişey; olması gereken bu, niye şaşırıyor ki insanlar...
ailemden birini kaybetmiş kadr üzüldüm gerçekten. çok biçimsiz bir acı oturdu içime, kalkıp gitmedi henüz...
büyüklerin bildiği bişey varmış; "Allah sıralı ölüm versin" derken...
insan ister istemez düşünüyor hayatında verdiği kararları; hayatın kelebek etkisini...
o gün orada olmayabilirdin...
'kader' diyor birileri 'kader'in gerçek anlamını bilmeden...
o gün orada olmasaydın belki sen de yaşlanacaktın.
verdiğimiz kararlarla, attığımız adımlarla yaşıyoruz; ölüyoruz...
tüm bunlar çok karışık...
yanlış zamanda yanlış yerde olarak belki biz de erkenden geleceğiz yanına, hayat belirsiz...
ve ölümle burun buruna geldikçe, sevdiklerini kaybettikçe anlıyor insan; yarın diye bir şey yok... 'yarın' bir kumar...
söylenebilecek ne var ki...
mekanın cennettir umarım, huzurlusundur...
bize bir acı bıraktın miras;
biliyorum elinde değildi...
gittin,
sen erken vardın sona.
bir gün biz de geleceğiz...