fatih terim

entry7963 galeri
    2608.
  1. halen hakkında ergen düzeyli kelam edilen adam.

    adının önünde "doç dr" olunca bir halt olduğunu sananlara söyleyelim, söz konusu zevat* psikoloji, sosyoloji, davranış bilimleri ya da fizyolojiyle ilgili her hangi bir bölümde ihtisas yapmamıştır. gazetecilik bölümünden mezun, halkla ilişkiler falan gibi dersler veren biridir.

    ihtisası olmayan alanları neden sıraladığımıza gelirsek, sanki kendisi o alanlarda otoriteymiş, sözü teori kabul edilirmiş gibi bir hava estiriliyor. zira bahsettiği şeyler "psikoloji, sosyoloji, davranış bilimleri ya da fizyolojiyle" ilgili.

    neymiş?

    - başarıyı takım oyununda değil sahanın uğurunda arama. (fatih terim bu ülkede çıkıp "şans diye bir şey yoktur. şans kavramı millet olarak yıllardır başarısızlığımıza uydurduğumuz en büyük kılıftır." diyebilen tek adamdır.)

    - işi son dakikaya bırakma, yatıp yatıp son anda atağa kalkma? (hazret nasıl böyle bir çıkarımda bulunmuş merak ettim. fatih terim hangi işi sona bırakmış, ne zaman yatıp yatıp beklemiş acaba? herkes tatil yaparken tesislerde sabahlayan, maç görüntüleri üzerinden analiz yapan, işkolik bir adamdan bahsediyorsak bu teori en baştan sıçmıştır.)

    - en sevinçli anda bile dayanamayıp muhaliflere laf sokuşturma. (hangi muhalif fatih terim'e laf sokuşturmadan, alenen hakaret etmeden rahat durabilmiş ki fatih terim yanıt vermesin. muhatap rıdvan dilmen'se her iki taraf da yalanladı bunu. bir de bu ülke aykut kocaman gibi aziz yıldırım gibi şekip efendi gibi adamları görmüş. işi gücü bırakıp galatasaray'la ilgili web sitesinde gün aşırı açıklama yapan bir kulüple karşı karşıyayız. boş boş konuşmaya lüzum yok!)

    - “sistem”le değil “istem”le oynarız biz… (italya'da 2 kulüp çalıştırmış fatih terim'in sisteminden hala gururla bahsedilirken, avrupa'da sisteme sahip olmadan zirveye oynamak "çok kapalı defansif bir oyun" dışında imkansızken hem galatasaray'la, hem milli takımla ülkenin gördüğü en atak futbolla, en büyük başarıları yakalamak sistemsiz imkansız olsa gerek! sabıkalı türk düşünürü ne demişti: "tesadüf". he canım tesadüf! kafasının almadığı her olguyu tesadüfe bağlayan bir sözde "öğretim görevlisi" var karşımızda. tebrikler!)

    - fizik kondisyondan çok devre arası motivasyona güveniriz. (psikolog musun, tıp doktoru musun üstad? soyunma odasına mı girdin, futbolculara gaz verilirken mi gördün? bugün ligde oynayan galatasaray'ın 1 tane sakat adamı yoksa, maça ısınmadan girip sakatlanan tek futbolcusu yoksa, 90+larda deli gibi koşan, rakibe basan, bir devre daha çıkaracak güce sahip bir takım yaratıldıysa bu scott piri ve fatih terim'in eseridir. bu takıma fizik kondisyon olarak yaklaşacak tek türk takımı da an itibariyle yoktur. sana gaz verelim bakalım 90 dakika 10.000 metreye yakın koşu yapabiliyor musun sezai efendi?)

    - rakibe taktik marifetiyle değil iman kuvvetiyle yükleniriz. (tabi canım. kadıköy'de maçlardan önce büyücü, falcı çağırıp okutup üfleten de fatih terim'dir zaten.)

    - birde kadıköy’e çıktı mı iyice dengesizleşiyor. hakikaten can sıkıyor. (dahi anlamındaki -de'yi ayrı yazamayan hocam. kadıköy'de dengesizleşen fatih terim mi yoksa kendisine ana avrat küfür eden, kızları hakkında koro halinde küfür yağdıran, kendisinin ve yardımcılarının kafasına 10 senedir şişe, anahtarlık, yumurta, taş, çakmak fırlatan, yardımcısının ve kendisinin kaşının yarılmasına neden olan, kaleci antrenörünün kafasını yaran, sonra da yaptığı vandallığı fatihteriming şeklinde savunmaya kalkan onbinlerce apaçi mi? bir düşün bakalım maça çıkınca kimlerin ayarı bozuluyor, kim hasetinden kafayı yeme raddesine geliyor. iyi düşün ama...)

    son söz: yazmak istemezdim ama uzmanlığı olmadığı konuda atıp tutacak cesarete sahip olanlar ya kör cahiller ya da ezberci eğitimde test çözerek, iki satır yazı yazmadan "öğretim görevlisi" sıfatı takınan bu gibi sözde doçentlerdir. bir daha yazıp rezil olmaması dileklerimle...
    0 ...