gün neredeyse ağarmak üzereydi. albırt bir türlü uyuyamamıştı. aklındaki sorular içini bir kurt gibi kemiriyordu adeta. yatakta doğruldu. mutfağa girdi. mutfak son derece minimal bir tasarıma sahipti. beyaz dolabı açtı. kendine bir fincan aldı ve suda çözünebilir kahveyle kremaya uzandı. ketılda ısıttığı su ile kendine bir kahve yaptı. çalışma odasının camının kenarında duran rahat berjere kuruldu. kahvesini yudumlarken dışarıyı izliyordu. havanın rengi kısa bir süre sonra cenifırın telefonuna gelecek mesajın habercisi gibiydi. sabahın köründe bu kim olabilirdi?