adam kafasındaki düşünleri odada bırakıp dışarı çıkmıştı, kim bilir neyi düşünüyordu.Neyi düşündüğünden çok nasıl düşündüğümü önemliydi aslında ya da düşünemese mi önemli birey olurdu toplumda ?
bu sırada düşünceler odayı sarmaya başlamıştı, her yer düşünce kokuyordu, evet evet her yer buram buram düşünce kokmuştu. düşünce yavaş yavaş odadaki kitapların, masanın ve defterin içine sinmişti.defter de kokuyordu artık düşünce kokulu defter olmuştu o, peki ya silah?silahlar kokmazdı, bunu düşünceyi bırakan adam da biliyordu.çünkü adam ; adam öldürme düşüncesinin adamıydı,adam adam öldürmüştü çok kez.öldüremediği tek şey adam öldürme düşüncesiydi, çoğu kez karanlıkta kuytuda yakalamıştı bu düşünceyi ama hep bir yerler de unutmuştu bu düşünceyi, odada unuttuğu gibi hep başkalarının üstüne sindirmişti bu düşünceyi, bu ceset kokulu düşünceyi.