dünyadaki şanssız insanlardan birisi. hatta tüm şanssızlardan biraz daha şanssız. hayır şanssızlığını yaptığı kazaya ve ölüm döşeğinde olmasına bağlamıyorum.
gerçekten de şanssız çünkü şu anki durumu sayesinde kimi kişi, kurum ve kuruluşlar acındırma taktiği ile üzerinden prim yapmaya başladılar. bu kişi, kurum ve kuruluşlar emellerine ulaştılar mı o bilinmez. fakat durum artık o kadar çirkefleşti ki, insanlar kontrolden o kadar çıktı ki leş kargaları, yağmacılar, dalkavuklar avuçlarını ovuşturmaya başladılar bile.
şu saatlerde son moda bu adam* üzerinden vatan millet edebiyatı yapmak. bazıları kendisine gösterilen ilginin teröre kurban giden şehitlerimizie gösterilmediğini iddia edecek kadar ileri gitti bile. şimdi şehitlerimize gösterilen ilgi ile bu adama gösterilen ilginin nicelikte karşılaştırmasını yapmaya çalışacak değilim. çünkü bu tür yorumlara sadece sinirimden gülüyorum.
bu tür karşılaştırmaları yapabilen insanlar barış akarsun'nun ölümle pençeleşmesiyle ilgili yorumlar yapanların şehitlerimiz için de benzer duygular beslemediklerini nereden biliyorlar? ya da soruyu tersten soralım. her şehit cenazesine katılıp slogan atan adamın gerçekten de şehitlere üzüldüğünü, içinin yandığını nereden biliyorlar?
tüm bunları geçtim de, sizin bu mantığınızla düşünen birisi;
-somali'deki aç çocukların hali ne olacak be azizim? ya hindistan'daki hint fakirlerinin... ya da ortadoğu'daki annelerin, babaların?
gibi sorular sorsalar ne diyeceksiniz? bir otuzbir çekiş süresi boyunca dünyanın bilmem nerelerinde kaç masum insan ölüyor biliyor musunuz? dense mesela...
yeter yahu! bu ''herşeyi ben bilirim'' havasını atın üzerinizden. ya da atmayın bana ne. ama burada iki gramlık beyninizle insanları kışkırtmaya, kandırmaya kalkmayın. cin olmadan adam çarpmaya çalışmayın. elmalarla armutlatı karıştırmayın.
(şimdi bazı tomruklar sen nasıl şehitlerimize elma, armut dersin gibisinden mesajlar atmasınlar. tomrukla kovalarım!)
yahu geç hepsini. alaska'daki fokları kim düşünüyor?
evet abiler ablalar. bu adam şanssız. çünkü belki de şu saniyelerde son nefesini veriyordur. ya da vermiştir bile. belki de yaşayacaktır. ama ölse de -ölürse buraya bir on sayfa daha entry girilir ve bir hafta sonra da olay unutulur. yine komünist, converse muhabbetleri dönmeye başlar- yaşasa da -bu sefer de bir on sayfa daha ''ben demiştim zaten yaşicak diyeeeğğ'' tarzında entry girilir ve yine bir hafta sonra unutulut gider- bu sözlük, forum gibi yalan ortamlardaki popülaritesini kısa zamanda yitirecektir. ve kimileri aslında ne kadar duygusal sevgi kelebekleri olduklarını isnanlara yutturmuş olmalarıyla, kimileri de vatanını ne kadar sevdiğini, şehitlerimizie ne kadar üzüldüğünü bağrını aça aça göstermiş olmasıyla prim yapmış veya yaptığını sanmış olacaktır.