drogba'yı oldum olası sevmem. pes'ten gelen bir gıcığım vardır kendisine. pes oynarken ben hep manchester'ı alırdım eskiden, arkadaşlarımın çoğu da chelsea'yi alırdı, dolayısıyla bu adama uyuz olurdum. topu aldı mı durdurulamazdı. ayrıca yaratığa benzetirdim. alien vs predator filmlerindeki predator'lara..
fakat bunlar, bu adamın kalitesini değiştirmez. eğri oturup doğru konuşacaksın. adam taşşaklı bir futbolcu. kaliteli bir futbolcu. yaşı maşı önemli değil, gerçekten başarılı bir transferdir. kıskanmak doğal bir şeydir, fakat bok atmak gerzeklik ibaresidir.
bunu galatasaraylı arkadaşlara yaranmak için falan söylemiyorum. isteyen istediğini düşünsün, zerre sikimde değil. ben bildiğimi söylerim.
ve tekrar söylüyorum; fenerbahçelisi, galatasaraylısı, beşiktaşlısı fark etmiyor, bizim sıkıntımız genelde. millet olarak sorunluyuz biz. drogba'yı fenerbahçe veya beşiktaş alsaydı, bu sefer de galatasaraylılar gelip 'yaşlı bu amk yeaa' diyeceklerdi, adım gibi biliyorum. o yüzden kimse bana maval okumasın canlarım.
adam kesinlikle başarılı ve iş yapabilir bir futbolcudur. dünyaca ünlüdür, ve artık galatsaraylıdır. para için gelmiş, bilmem ne için gelmiş, sikimde mi? adam gelmiş işte. dağılalım...
bizi şu durumlara düşüren aykut ve aziz'e hesap sormak varken, gelip galatasaray'ın transferlerine bok atmak, benim için kesinlikle kabul edilir bir şey değil. biraz delikanlı olalım beyler!