Bundan 400 yıl önce yaşayan bir ozan. Bizim ozanımız, hatta hemşehrim. Dilin tarihsel gelişimini göz önünde bulundurursak ve 1600lü yıllarda konuşulan ağır ağdalı dili biraz tahayyül edersek karacaoğlanın ne kadar da pamuk gibi yumuşak, kesmeyen tatlı gibi lezzetli bir şair olduğunu anlarız. şu sözlere bir bakın bakalım, biri çıkıp bunu dün yazdım dese inanırız. inanmaz mıyız?
--spoiler--
Bir yiğit de bir güzeli severse
Emrettiği yere hemen gitmeli
Ardına düşmeyle güzel sevilmez
Güzelleri koşup koşup bulmalı
--spoiler--