star trek filmlerinde gördüğümüz , 50 star trek oyununun yapamadığı şeyi yapmış olan oyun.
çok basit bir şekilde kendinisi atılganın pilotu olarak hissedebiliyorsunuz. kontorller inanılmaz basit bir o kadar da taktiksel.
hani işe yaramayan herhangi bir şey göremedim.
misal en gereksiz duran kapıları geliştirmezseniz yangınları hızla yayılır. düşmanlar geminize ışınlandımı rahatlıkla her yere girebilir.
sensörleri geliştirmezseniz düşman gemilerindeki aktiviteleri göremezsiniz.
kalkanları zaten saymıyorum bile.
oksijen, öyle hızlı azalabiliyorki herhangi bir hasar durumunda. anında mortluyorsunuz.
motorlar ve kumanda odası düşman atışlarından ve meteorlardan kaçma fırsatı doğuruyor.
taktiksel çeşitlilik ise inanılmaz gelişmiş durumda.
dronelarla düşmanı yoketmekmi istersiniz?
gemiye ışınlanıp yakın dövüşe girmek mi?
aslanlar gibi lazerlerle kalkanlarla temel mücadeleye girmek mi?
yoksa görünmez olup sinsi sinsi takılmak mı? hepsi size kalmış.
mürettebat seçimi de bir o kadar önemli. misal yeşil küçük kaktüslere benzeyen zodyakmıydı neydi o elemanlar çok az sağlıkla başlıyor fakat size ekstra güç verirken kaya adamlar ekstra yakın dövüş ve bonus sağlık alıyorlar fakat yavaşlar.
düşmanı öldümenin 1001 çeşit yöntemi var dediğim gibi. lakin burada oyunun en büyük handikapı devreye giriyor. genelde kafanızdaki gemi şeklini değil oyunun size dayattığı şekli kullanmak zorunda kalıyorsunuz. oyun nasıl size dayatıyor? en baştaki gemi seçiminizden bahsetmiyorum. tamamen marketlerdeki rastgele dağılım ile ilgili. misal ben drone kasayım mı demek istiyorsunuz? karşınıza sittin sene drone çıkmayabiliyor. drone mu buldunuz? bu sefer drone kontrol yok! hadi o da tamam diyelim. bu sefer de drone parçası az geliyor. kısacası markette biraz çeşit bulunsa tam olacak sanki oyun.