dün akşam saatlerinde bizzat gerçekleşen diyalogdur:
tamamen "gerçek."
+ efendim anne?
- ne yapıyorsun?
+ dersten çıktım eve gidiyorum, sen?
- erken gidiyorsun eve hayırdır?
+ ya dışarda mı yatayım anne hava buz, ne yapıcam takılıp eve gidiyorum işte.
- anladık ne bağırıyorsun bana?
+ bağırmıyorum annecim öyle bir şey yok!
- bırak sen hep böyle yapıyorsun!
+ ne yapıyorum anne allahaşkına!
- hep anneciğini üzüyorsun!
+ ne üzmesi anne deme öyle ben ne yaptım şimdi?
- sus cevap verme!
+ ...........
- ne oldu sesin çıkmıyor konuşsana!
+ sus dedin ya anne. (içimden zuhahha diyorum)
- her dediğimi yapar mıydın sen?
+ tamam anne yapmıyorum. dediğin gibi olsun. (artık belli yani o damara giriyo ve yine çıkamıcak)
- bu dünyada bir sen sevmiyorsun beni? (ve girdi)
+ sevmiyor muyum!!!! ne alakası var şimdi anneee yapma nolur!
- kimin annesi benim sana yaptıklarımı yapmıştır çocuğuna!
+ annecim bak cuma gelicem bunları yüzyüze konuşuruz tamam mı düşünme böyle şeyler
canın sıkılmış senin belli!
- benim canım sıkkın değil.. sen üzüyorsun beni!
+ öyle bir şey yok anne. ne yaptım da şimdi üzüldün? hem işin yok mu senin? patronun nerede?
(bi kapatmadı gitti)
- beni bir sen sevmiyorsun şu dünyada?
+ anne şarjım bitiyor, kapatmam lazım. (son çare)
- he iyi tamam eve gidince şarja takta arayayım! (vazgeçmez asla)
+ anne sabah erken kalktım uykum var, uyuyacagım eve gidince.
- tamam ben uyandırırım seni!!! (artık yuh)
+ görüşürüz anne.
- geldin mi eve nerdesin? (bitmez o telefon öyle kolay kapanmaz)
+ anne şarjım bitti bitecek kapadım görüşürüz..
- tamam tamam hadi. (yüze kapatır). (final hep ona aittir, sıkıysa ondan önce kapa)
böyle "alem" bir annem var işte. çok sinir edip çok güldürüyor beni.
he kendisine aşığım o ayrı.