17 ağustos 1999

entry900 ↓ galeri
    453.
  1. Yil 1999, 17 Agustos gecesi. Hatiralarin silindigi, gecmisin yok oldugu unutulmaz gece. Cocuk kalbimle yasadigim bu aciyi bir daha yasamamak dilegiyle. 11 yasindayim, sadece yer sarsintisi olarak bildigim depremin aci felaketini yasarken dusundum. Buyuklerim de benim kadar bilgisizdiler?
    Niye hic tedbir almadilar, ne cabuk unuttular 1967 depremini, Erzincan'i, Adana'yi, Dinar'i. Unutmasaydilar bu kadar aci yasar miydi Marmara? Eger ben Marmara felaketini unutursam benden birileri hesap sormali, ben de hesap soruyorum simdi: Neden cok katli binalar, neden ekilmesi gereken topraklara kurulan sehirler?
    Yaniti yok. Cok para kazanmanin hirsiyla insanlarin yasamini hice sayan su anda elini kolunu sallayarak gezen, sadece "kader" deyip gecen insanlar, sizlere yakistiracak sifat dahi bulamiyorum. Annesiz babasiz cocuklar, evlatsiz anneler, dogmadan babalarini yitiren bebeler ve yasamak icin hic bir caba harcamayacak kadar yikilan bu insanlar... Ne yapacak? 21. yuzyilin esiginde, gozu yasli insanlar mi Turkiye'yi ileriye tasiyacak?
    Okulum acilmiyor, bilgiler koreliyor, ellerim sularin akmadigi musluklara uzanmaktan bikti. Basima dokulen bir kac tas su ile dus alabiliyorum. Iste ben 2000 yilina boyle giriyorum. Buyuklerime soyluyorum, yikilmamis yuksek katli binalari bugun yikin. Yarin yine altindan binlerce olu cikartmamak garantisi almis olursunuz. Deprem insanlari oldurmez, binalar oldurur. Ben bunu 11 yasinda ogrendim. Lutfen siz de ogrenin, ogrenmenin yasi yoktur.
    0 ...