mukerrer 5 m derinliğindeki pitin kazısı için günlerce uğraşır, kaz sıkıştır kaz sıkıştır...
akşam dolgu biter ve talimat gönderir "bu gece grobetonu dökün."
sabah gelir ki aman yarabii beton dökülmemiş.
telefona sarılır:
+*oil water separator grobetonu dökülmemiş!
-şef, dolgu 10 cm yüksek olmuş dökmedik.
+* nasıl dökmezsiniz ya! siz kimsiniz! nasıl dökmezsiniz! 10 cm dolgu yüksek diye beton dökülmez mi! beni katil mi edeceksiniz! çabuk dökün beni katil etmeyin!*
mukerrer çıldırmış halde ofise döner. telefonu çalar, açar.
+ne var? pompayı kurdunuz mu döküyonuz mu?
-şef şev çökmüş.(Bütün gece yağmur yağmıştır ve prekonsolide killi zemin mukerrer pitin başından ayrıldıktan sonra kaymıştır)
+amk yapacağınız işin! amk yapacağınız işin ya! dökmediniz dün amk mun betonunu çöker tabii..
mukerrer telefonu kapatır ve duvara fırtlatır. köpürmektedir.
ofis kapısını görür ve bir yumruk patlatır. kapı kırılır.
bareti kaptığı gibi sahaya çıkar, yolda abdulkerim formenini anons eder pitin yanına çağırır.
+şu malzemeyi adamlar küreklesinler atsın beton dökelim hemen.
-tamam şef.
adamlar malzemeyi dışarı atarken sağnak iyice artmıştır. bardaktan boşalırcasına yağan yağmur altında malzeme dışarı atılır ama beton atılmamış zemin hem çamur olmuştur hemde gölete dönmüştür.
mukerrer taşerona haber verir ve acil betona başlamalarını ister.
mukerrer betonu kıyamet kopsa dökecektir...
ama son kez formeninde bir tasdik bekler ve sorar,
+abdulkerim grobetonu çamurun üstüne döksek olmaz mı?
-* bi` bok olmaz şef! amk un cenabet yeri döksünlerde bizde kurtulalım onlarda, valla istifa edecem bura yüzünden!
mukerrer 3 saat yaşanan hengameyi unutur ve başlar gülmeye...
hep o bildik ve hep o malum biçimde...