en son söylenecek şeyi ilk başta söyleyeyim: bana göre türkiye'nin en iyi ve en samimi dizisidir.
özellikle ilk sezonu, türk televizyon tarihinin ağzı en çok açık bırakan finaliyle klasikler arasındaki yerini almıştır. geçen sezonda aynı tadı vermese de (çıtayı ilk sezonda baya yukarı çektiği için olabilir) ortalamanın oldukça üzerinde bir seyir zevki vermiştir. parmak kesen katil ana temasında dönen sezon yine bir ters köşe finaliyle noktalanmıştı.
bu sezondaysa taşların tam yerine oturmadığı düşünüyorum. sanki biraz daha zaman geçince, sezonun genel teması daha bir ortaya çıkınca o tadı tekrar almaya başlayacağız ama dediğim gibi biraz daha zamanı var.
haa yine de yayınladığı günü iple çekiyoruz, heyecanla izliyoruz, o başka... (gidip "alev alev" izlemektense (nasıl bir örnek verdiysem kendimden tiksindim şu an) 24 saat behzat amirim ve tayfasını tüm samimiyetleriyle izlerim, daha iyi.)
yalnız erdal beşikçioğlu'nun 78. bölümün sonundaki kafayı yemiş halleri gecenin bir yarısı beni bile tırsıtmıştır. o nasıl bir oyuculuktur. sette harun'un yerinde falan olsam; seti bırakır, kaçardım. tam anlamıyla oyunculuk dersi (tabi tiyatro oyunundan da antremanlı olduğu bi konu olunca) verdi.