parayı bisküvi, çay, telekom, banka vs türündeki reklamlardan kazanma yolunu seçen güruhun arasına katılmış, eskilerden, rakır bir abidir.
hayır, mevzu şimdi bu adamın reklamda oynaması değil, neyin reklamında oynadığı hiç değil. olaya objektif bakalım:
yukarıda saydığım alanlarda reklam filmi yapan bir sürü efsane denilebilecek adamlardan biridir erkin koray.
ve efsanelerden sayılabilecek bir isimdir.
mevzu ne mi?
böyle efsane denilerek namını yürütenlerin tezat içinde olmaları.
sen ki bir devirden bir devire geçişin tanığısın, yeri gelmiş milyonları sürüklermişin ardından.
ama şimdi yakışıyor mu çıkıpta çay- bisküvi- banka reklamında oynamak?
bunca sene efsaneydin erkin baba! değil mi?
şimdi kalkıpta yok adam da farkında, mecbur kalmıştır muhabbeti çevrilmesin.
tamam korsan var, albümden para kazanmak bir düş!
ama bu herif, yani erkin baba, yılların efsanesi...
çıkıp reklamda oynama fikrini irdeleyebilecek ve protest bir duruşu sergileyebilecek kadar aklı varsa, yıllardan beri 250 bin liraya muhtaç olmayacak kadarda aklı vardır heralde. nitekim eskiden korsan yoktu ve zamanında adamlar kamyonla kazanıyorlardı...
bu bir bahane olamaz. ümit besen, orhan gencebay, müslüm gürses, erkin koray ve diğerleri...
bu adamların bir hatırası, öyle ya da böyle halk üzerinde bir dönemin - yokluktan dolayı - efsaneleriydiler.
yok cem yılmaz, yok ata demirer ya da şimdiki bazı ünlü denilen kişilerde oynuyormuş...
aynı şey değil. cem yılmaz ya da ayarında biri kaç senedir piyasada, erkin koray kaç senedir?
uzun lafın kısası, görülmek istenmeyen bir yüzdü erkin koray bu reklamda.
bunun yerine kalkıp güzel bir albüm için zaman harcasaydın, canlı performanslarını artırıp konser çalışmalarına hız verseydin daha sağlıklı bir duruşun olurdu erkin baba!