ahmet kaya

entry4387 ↓ galeri ses1
    2019.
  1. Ne güzel adamdı aslında... Ağlama Bebeğim'di beni çarpan albüm. Liseli bile değildim... Bir başkaydı o.. Sanki Ruhi Su şehrimdi, Ahmet Kaya köyüm... Defalarca, milyon kez dinledim. Hatta onca dinlemeye pes etti kaset yenisini aldım. Ardı ardına gelmeye başladı albümler. Her biri diğeri kadar güzel şarkılar birikmeye başladı dilim. Onun gibi söyler oldum türküleri. Adı Bahtiyar'dı son aldığım albümü... Bir şeyler eksikti, daha doğrusu bir şeyler fazla gelmişti. Olmamıştı sanki... Bilemedim. Sonra diğer albümleri gelmeye başladı... Köyüm dediğim Ahmet Kaya'nın söylemleri daha çok kenar mahalle diline dönmüştü. Kötü değildi belki bu dönüşüm ama olmamıştı, uymamıştı Ahmet Kaya'ya... Sonra bir gün Jet Fadıl denen şeriatçı dolandırıcının reklam kampanyalarında türkü söylerken gördüm Ahmet Kaya'yı... incecik bir şey koptu içimde bir yerlerden, incecikti kopan ama sızısı beterdi... Hem de bu şakirt dolandırıcının yaptığı haremlik selamlık otelin tanıtım konserleriydi çıktığı... "Hay ben senin..." dedim, getiremedim arkasını... Sonra almadım albümlerini zaten... Arada bir kulağıma çalındığında sesi, eski bir dostla göz göze gelmiş gibi mutlu oldum sadece.
    Sonra öğrendim ki magazincilerin derneğinde “ben kürtçe şarkı söyleyeceğim, bir de klip yapacağım, delikanlıysanız yayınlarsınız…” minvalinde bir şeyler söylediği için linç edileyazmış…

    Eğer göreydim gitmedin Paris’e, sorardım “Senin magazincilerin yemeğinde, onların kirli yapış yapış masalarında ne işin vardı e be Ahmet Abi?” diye. “E hadi gittin oraya, sapla samanla dolu, vıcık vıcık et beyni olan o aptal güruha ne diye söyledin bunları? Yapsaydın bir basın toplantısı, orada deseydin tüm bunları, o zaman gurbet elde kırılmazdı yüreğin yurt hasretiyle.” diye de eklerdim…

    Velhasıl-ı kelam “Adı Bahtiyar”dan sonraki albümlerini de dinledim o gittikten sonra. Ama hala eski bir dostla göz göze gelmek gibi o güzelim sesi..
    0 ...