fatih terim

entry7964 galeri
    2165.
  1. Kendisine "mirasyedi" demek, sanıyorum biraz abartılı bir itham olur. Kariyeri boyunca selefleri, ekseriyetle kayda değer bir miras bırakan cinsten olmadılar, bilakis Terim, kayda değer bir mirasın söz konusu olduğu hallerde dahi sıfırdan bir yapı inşa edip durdu.

    Kendisinden evvel, Dünya Kupası Avrupa elemelerinde yer aldığı grupta, 8 maçta 1 galibiyet (San Marino'ya karşı), 1 beraberlik (yine San Marino'ya karşı) ve 6 mağlubiyetle sondan bir önceki sırada bulunan Sepp Piontek... Kendisinden evvel, ligi, sırasıyla, şampiyonun 10 puan gerisinde 3. bitirmiş Reinhard Saftig, veya şampiyonun 16 puan gerisinde 4. bitirmiş Graeme Souness... Kendisinden evvel, ligi, önce şampiyonun 11 puan gerisinde 3., sonra da şampiyonun 26 puan gerisinde 6. bitirmiş (sezonu tamamlayamadı gerçi) Alberto Zaccheroni... Kendisinden evvel, ligi, sırasıyla, şampiyonun 11 puan gerisinde 3. bitirmiş Frank Rijkaard, veya şampiyonun 36 puan gerisinde 8. bitirmiş (o da sezonu tamamlayamadı) Gheorge Hagi...

    Es geçmeyelim; belki, kendisinden evvel, ligi 7. bitirmiş, yerel kupada çeyrek final oynamış, Şampiyonlar Ligi'nde ikinci tur gruplarına kalıp, oradan çıkmayı da son maçın son dakikasında kaçırmış Giovanni Trapattoni'nin mirasını yemiş olabilir biraz.

    Ve inkar etmeyelim; 2002-2004 arası Galatasaray döneminde, 2 yıl önce UEFA Kupası ile taçlandırdığı, telifi kendisine ait "gaz taktiği"nın ve 2005-2009 arası milli takım döneminin başlarında, çoğu zamanında kendi rahle-i tedrisinden geçmiş bir kadronun, mirasını değil belki de, kaymağını yemeye çalıştı, lakin, beceremedi. Bu iki dönemde selefleri, Mircea Lucescu ve Ersun Yanal idi; her iki ismin de, Terim'e, en azından bir mentalite miras bıraktıklarını, lakin Terim'in, her iki mirasa da yüz çevirdiğini söylemek rahatlıkla mümkün.
    0 ...