bir gazetecinin "entelektüel veya beyaz türkler gibi kavramları tarihsel atıflarla tanımlıyorsunuz. toplum dönüşürken, bu kavramlar da dönüşmez mi?" sorusuna
"hayır. çünkü, beşeriyetin değişmez değerleri vardır. beşeriyet, çok dolu, sözü-sazı yerinde, inandırıcı insanı dinlemek ister. inandırıcı insan sadece laf ebesi değildir; belirli köprüleri geçip, arkasındakilere cesaret ve yol gösterebilen adamlardır. bunlardan çok nadirdir bizde. ama bütün tarih boyunca bu böyledir ve değişmez. mesela cicero'nun sırf nutukları değildir insanları çeken. bir köprü atlamıştır: roma senatosu'nda darbeci, komplocu gruplara karşı hakikaten kelleyi ortaya koyarak konuşmuştur. büyük komutanlar, mareşaller, padişahlar... hepsi öyledir. onun için bu üniversal boyuttur ve kolay değişmez. o boyutu yakalamayan insanlarınki teneke tırıltısıdır, yani bidon gürültüsüdür. bir süre için götürebilir ama uzun vadede hiçbir tesiri olmaz."
cevabını vererek beni benden almış şahane adamdır.