dünkü maçla ilgili olarak sadece kendisinin başlığına bir şeyler yazıyorum, umarım okur. *
kendisine açık mektubumdur;
benim futbola bakışım birçok insana oranla çok farklıdır emre, galatasaray' a bakışım da öyle. yürekten galatasaraylıyımdır. galatasaray kültürünü, tarihini de bilirim yeteri kadar. dünkü maç için herkes birilerine kızabilir. kimisi dany der, kimisi hamit, kimisi melo. ben hiçbirine kızmıyorum. hatalar olmadı mı? çok oldu hatta kendimce olan en büyük hatayı ve bu hata yüzünden neden tüm takımı suçladığımı anlatayım kısaca; rakip 10 kişi, sahada topun takılmadığı tek yer var -2. yarı için diyorum- cluj yarı sahasının sağ tarafı. yapmanız gereken tek şey topu o bölgeye taşımaktı ki farkındaysan emrecim sadece gol değil hemen hemen tüm tehlikeli pozisyonlar da o kanattan oldu, golü de ilk yarıda o taraftan yedik hatta. dşyebilirsin ki 'lan amk kaw djer' i top oraya gidiyor muydu?'' haklısın emre, kısa pasla topu oraya götürmek mümkün değildi ama karşında 8 kişiyle ceza alanı önünde bekleyen bir takım vardı. dolayısıyla yapacağınız şey topu şişirmek ki bunu yaptınız ve akabinde savunmadan dönen topu orta sahada alıp sola doğru oynamaktı. bak işte o dönen topları 2. yarının sonlarına doğru, yani en kıymetli dakikalarda hem cluj oyuncuları aldı, bu çok komik ve saçmaydı. çok uzattım hemen özetleyeceğim brocan. dany de sola oynamadı şişirdi, hatta bok gibi bir de şut attı ama ona kızmıyorum bak. çünkü o mesafeden şut atmak bile senin oynadığın süre boyunca denediğin her eylemden daha zekiceydi. geldim sadede geldim bro;
ulan 40 dakika maçı kenardan hiç mi izlemedin? sahanın neresinde top gidiyor, neresinde takılıyor hiç mi görmedin? maçtan önce o sahada topla hiç mi ısınmadın? oyuna girer girmez sahada topun en zor gittiği bölgelerden birinde top sürmeye kalktın, hadi diyelim ki az önce saydıklarımın hiçbirini yapmadığından yedin bu haltı yine kabul. e be mantalitesine atladığımın futbolcusu 5 dakika önce topu sürmeyi deneyip de süremediğin bölgede aynı şeyi niye tekrar denedin? yetmedi ikini yarıda da devam ettin. yahu hadi topu sürmeyi bir umutla denedin, belki dedin bu kez takılmaz. kabul, peki neye güvenerek topla 3 kişinin arasına girdin? einstain demiş ya hani en büyük aptallık aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemektir diye, valla emrerim sen maç boyu sürekli aynı şeyi yapıp hep farklı sonuçlar bekledin. farklı sonuçlar bekledin diyorum zira aynı sonucu bekleyerek o işleri tekrar tekrar yapmış olma ihtmalini düşünmek bile istemiyorum.
dostum gençsin, kim ne derse desin illa ki bir yeteneğin de var. heh işte bence git hocana de ki; ''hocam beni orta sahada oynat, çok koşarım, top çalarım, pas atarım'' de; ''benden yeni bir emre belözoğlu yaratmayı dene'' de. ''ama'' de -bak burası önemli- ''baktın bu topu ayağımda hala çok tutuyorum beni bir kaportacının yanına filan ver de bari bir mesleğim olsun'' de. hadi iyi bak kendine, sercan ile bar bara gezme otur evde maç izle, ronaldo izle, onun bile topu gerekmediği sürece nasıl ayağında tutmayıp hemen arkadaşına vererek pozisyon aldığını izle; barcelona' yı izle, takımın tamamının senden daha teknik olmasına rağmen neden topu hiç ayaklarında tutmayıp en yakındaki arkadaşlarına seri şekilde oynayıp akabinde hemen onun yardımına neden gittiklerini izle. muhtemelen bir türk futbolcusu olarak aklına şu soru gelecektir; ''ee bu xavi topu iniesta' ya veriyor sonra hemen alıyor. lan mal xavi madem alacaksın ne veriyorsun?'' umarım gelmez tabii ama olur da bu soru aklına gelirse kaportacıyla ilgili tavsiyem üzerine ciddi ciddi düşün brocan. kal sağlıcakla.