bir başkente yakışmayacak kadar alçakgönüllü görürüm ben onu.
istanbul ailenin şımarık ve güzel kızı ise o bir baba gibi olgun ve sakindir. bir baba şefkati ile adil olma çabasındadır sanki tüm çocuklarına; gözü dersaadet'den başka mekanı-mekan görmeyen kimilerine inat.
denizi yoktur. buna mukabil deprem riski de yoktur.
huzurlu bir şehirdir ankara, sokak çeteleri iliklerine kadar işleyememiştir henüz. bir kadın olarak, trafik magandalarının sizi bariyerlere sıkıştırma girişimlerine fazlaca maruz kalmazsınız örneğin. felç olmuş bir trafikte araba kullanırken, kendisini çok akıllı diğer insanları ise aptal zanneden şark kurnazları pek çıkmaz örneğin. hani şu, herkes dururken tahsisli şeritten yel gibi gidip kavşakta polisi görünce direksiyonu önünüze kırıveren şark kurnazlarından.
trafiğin en sıkışık olduğu zamanlarda dahi şehrin bir ucundan diğerine varışınız bir saati geçmez bu şehirde. pendik'den kartal metro durağına e5 üzerinden bu sürede yetişemeyip kadıköy metro durağının yanıbaşındaki haldun taner sahnesinde oyun kaçırmış biri olarak önemli bir detaydır benim için.
devlet gücünün tüm ihtişamı ile yanıbaşınızda bulunmasının hatta, dünya hali bu; bir savaşta kaybedilecek son kale olmanın rahatlığını da yaşarsınız.
ölenler neden ölür bilmem ama ben bu şehrin nisan ya da mayıs'ında asla ölmem.